(1086 S. K. m. 13)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanlarının 18 parsel sayılı taşınmazdaki 1/3 payınım davalılara muvazaalı olarak temlik ettiğini ileri sürüp iptal ve tescilini istemiştir.
Davalılar, davanın murisin tasarruflarının iptaline yönelik olduğunu, son ikametgah mahkemesinde açılması gerektiğini savunmuşlar, karşı dava yoluyla da, 18 parsel sayılı taşınmazdaki amcaları Ali'nin payını muvazaalı olarak davacıya temlik ettiğini ileri sürüp Ali mirasçıları adına iptal ve tescilini istemişlerdir.
Mahkemece, yetkili mahkemenin murisin son ikametgah mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
Karar, davacı karşı davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla (...) gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
İddianın ileri sürülüş biçimine ve davanın belirtilen niteliğine göre, davanın mülkiyete ilişkin olduğu tartışmasızdır.
Bilindiği üzere, HUMK' nun 13. maddesi hükmüne göre "taşınmazın aynına ilişkin davaların taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi asıldır." Anılan hüküm mutlak yetki kurallarındandır.
Hal böyle olunca, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, mahkemenin yetkisizliğinden söz edilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
Davacı karşı davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK' nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 04.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy