(3533 S. K. m. 1) (6785 S. K. m. 31)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı Hazine, dava konusu 12 nolu parselin hazineye ait iken 6785 sayılı yasanın 31. maddesi gereğince otopark ve yeşil alan olarak Belediyeye devredildiğini ve tahsis amacına aykırı kullanıldığı takdirde taşınmazın iade edileceği hususunda şerh konulduğunu, ancak davalıların bu yere tahsis amacına aykırı olarak pasaj yapıp kişilere kiraya verdiklerini ileri sürmüş ve taşınmazın hazine adına tescilini istemiştir.
Davalılar, taraflar arasında görülüp kesinleşen 2000/4 esas sayılı hakem dosyasında uyuşmazlığın çözümlendiğini ve davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, taşınmazın imar planında halen yeşil alan ve otopark niteliğini koruduğu, davacının taraflar arasında hakemde görülen 2000/4 esas sayılı kesinleşmiş hükmü icraya koymak yerine eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı, taşınmazın İmar Yasasının 11. maddesi gereğince belediyeye devri gereken yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, Hazine tarafından süresinde temyiz edilmekle, Tetkik Hakimi Murat Ataker'in raporu okundu, düşüncesi alındı.Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı hazine çekişmeli taşınmazın 6785 sayılı Kanunun 31. maddesi gereğince;davalı belediyeye devredilen taşınmazın devir ve tahsis amacı dışında kullanıldığını ileri sürerek eski hale getirme talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında görülen 2000/4 esas sayılı hakem kararı ve gerekçesi esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, anılan kararda mülkiyetle ilgili bir tespit hükmü bulunmadığından o kararın eldeki davaya dayanak yapılması doğru değildir.
Hal böyle olunca, tarafların 3533 sayılı kanunun 1. maddesinde belirtilen kuruluşlardan olduğu gözetilerek mülkiyetin aidiyeti yönünden tefrik kararı verilerek eldeki davanın tescil isteğine hasredilmesi, mülkiyet ihtilafının hakemde çözümlenmesinden sonra tescil talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. davacı Hazinenin temyiz itirazı yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 13.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy