(6831 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı vekili, Mengenli Köyü 1853 ve 1854 parsel sayılı taşınmazların 6831 sayılı yasanın değişik 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığını ve hazine adına tescilinin gerektiğini iddia ederek; tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Bir kısım davalılar, hak düşürücü sürelerin geçtiğini, taşınmazlarının öncesinin tapulu olduğunu, orman tahdidi dışında olduklarından 2/B uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarılmalarının mümkün olmadığını, ancak 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi çalışmalarında aplikasyon hatası yapıldığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuşlar, açtıkları ve iş bu dava ile birleştirilen orman tahdidine itiraz davalarını ise geri aldıklarını beyan etmişlerdir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın 6831 sayılı yasanın 1744 sayılı yasa ile değişik 2. maddesi uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığı yerin 5.11.1929 tarih 109 nolu kayda dayanan Nisan 1940 tarih 5 nolu tapu kaydının kapsamında kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine, bir kısım davalıların davalarının ise açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karar, davacı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi S. T.'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dosya içeriği ve toplanan delillere göre; dava konusu taşınmazların 3116 sayılı yasaya dayanılarak yapılan orman tahdit sınırları içerisinde kalmakta iken, eski tapu kayıtları esas alınıp 1953 yılında kadastroya tabi tutulduğu daha sonra 1979 senesinde 1744 sayılı yasa gereği nitelik yitirmeden ötürü orman sınırları dışına çıkarma işleminin gerçekleştiği, bu işlemin idari yargı yerinde (Danıştay'da) kısmen iptal edildiği itiraz edilmeyen kısımlar yönünden ise 1981 yılında kesinleştiği anlaşılmaktadır.
İtirazsız kesinleşen yerlerde kalan taşınmazlar için 1744 sayılı yasanın uygulama alanı bulacağı, eski tapu kayıtlarının kapsaması halinde taşınmazların tapu maliklerine veya mirasçılarına ya da onlardan devralan kişilere bırakılacağı kuskusuzdur.
Somut olayda; ilk nitelik yitirme işleminin 6831 sayılı yasanın 1744 sayılı yasa ile değişik hükümlerine göre gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Öyle ise, yukarıda değinildiği üzere hukuki değerini koruyan kişilere ait tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı saptanan yerler için kişilerin haklarının hukuken himaye edilmesi zaruretinin doğacağı açıktır.
Sonuç: Ne var ki, dosya içerisinde mevcut 11.3.2002 tarihli orman bilirkişi kurulu raporunda; dava konusu taşınmazın Hazinenin malik olduğu 784 parsel numaralı taşınmaz içinde kaldığı" ifade edilmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporunda değinilen bu husus araştırılmadan, çelişki giderilmeden nizalı taşınmazların 784 sayılı orman parseli içerisinde kalıp kalmadığı kesin olarak saptanmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.12.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy