(743 S. K. m. 639, 912) (4721 S. K. m. 713, 999) (3402 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada, davacı, tapulamaca tescil harici bırakılan çekişme konusu taşınmaza davalı Ali'nin narenciye ağacı diktiğini, tarıma elverişli hale getirildiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi kal ve tescil isteminde bulunmuştur.
Davalı Ali taşınmazı iyiniyetle imar-ihya ettiğini, mandalina fidanları diktiğini davacının temellüke razı olup olmamasına göre kal talebinin değerlendirilmesi gerektiğini, ağaçların bedelini istediğini savunmuştur.
Davalı Belediye, davacının davasını ispat etmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve kal davasının kabulüne, tescil davasının reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı hazine ve davalı Ali tarafından süresinde temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine, toplanan delillere göre, davalının temyiz itirazları yerinde değildir; reddine. Hazinenin temyizine gelince; davacı hazine kadastro sırasında tespit dışı bırakılan çekişmeli yere davalının havuz yapmak, ağaç dikmek suretiyle elattığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi, yıkım ve ayrıca taşınmazın 3402 sayılı Yasanın 18. maddesi gereğince adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteminin kabulüne, ancak Medeni Kanunun ( eski 639 ) 713. maddesi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle tescil isteminin reddine karar verilmiştir.
Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin özü değiştirilerek özel mülkiyete konu teşkil edebilecek özellik kazandırılması halinde, bu yerlerin tescili mümkün bir ayni hakka konu olabileceği Medeni Kanunun 999 ( eski 912 ) maddesi gereğidir.
Diğer taraftan 3402 sayılı Yasanın 18. maddesi halen özel mülk niteliğinde olmasa dahi ileride bu niteliği kazanabilecek veya ekonomik yarar sağlaması mümkün olacak yerlerinde hazine adına tescilini olanaklı kılmıştır. Belirtilen yasa hükmü uyarınca, hazine adına tescil isteklerinde Medeni Kanunun 713 ( eski 639 ) maddesinin uygulama yeri yoktur.
Hal böyle olunca, hazinenin tescil isteği bakımından işin esasına girilerek yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca araştırma yapılması 3402 sayılı yasanın 18. maddesinin uygulama yeri bulunup bulunmadığının olayda saptanması sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davacı Hazinenin temyizi itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.1.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy