(4721 S. K. m. 683)
Dava: Davacılar tarafından, davalı aleyhine açılan davada, Mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar paydaş oldukları 13 parsel sayılı taşınmazı diğer paydaşlar ile 40 yıl kadar önce rızai taksim yapıp, her pay sahibinin kullandığı yerin tespit edildiğini, davalının buna uymayarak paylarına tecavüz ettiğini ileri sürüp elatmanın önlenmesini istemişlerdir.
Mahkemece davalının taşınmazda payı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delilere göre davacıların taşınmazda kullandıkları bir yer bulunduğu, davalının ise çekişmeli taşınmazdaki payını bir başkasına temlik etmesine karşın, taşınmazdaki hazine payını tapu tahsis belgesine istinaden kullandığı sabittir. Çekişmeli taşınmazda hazinenin de payı bulunduğuna göre, rızai ve fiili taksimden söz etme olanağı yoktur. Bu itibarla uyuşmazlığın paylı mülkiyet kurallarına göre çözümlenmesinde zaruret vardır
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 18.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy