(4721 S. K. m. 713)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar miras bırakanlarından kendilerine intikal eden 269 ve 259 parsel sayılı taşınmazların maliki iken, izale-i şuyu davası sonucunda davalıya ihale ile satıldığını ancak, bu ihaleye fesat karıştırıldığını ve ihalenin usulsüz olduğunu bu hususu ihalenin feshi davası açma süresini geçirdikten sonra öğrendiklerini, usulsüz ihaleye dayanılarak davalı adına yapılana tescilin yolsuz olduğunu ayrıca taşınmazın cüzi bir bedelle satıldığını, ihale bedelinin teminat mektubu olarak yatırıldığını, ihaleye fesat karıştırıldığının yazılı belgelerle sabit ve ikrar olduğunu ileri sürerek yolsuz tescil nedeniyle pay oranında iptal ve tescil istemiştir. Mahkemece, ihalenin feshini şikayet yoluyla Sulh Hukuk Mahkemesinin incelemeye görevli olduğundan, dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan dava dilekçesi içeriğine ve iddianın ileri sürülüş biçimine göre; dava Sulh Hukuk Mahkemesince verilen ortaklığın giderilmesi davası sonunda yapılan ihalenin feshine yönelik olmayıp, tapunun iptal ve tesciline ilişkindir. İhalenin geçerli olup olmadığı, iptal ve tescil davası içerisinde incelenmesi gereken bir konuyu, teşkil etmektedir.
Sonuç: Hal böyle olunca, işin esasına girilip, esas hakkında bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir. Davacıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 20.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy