(4721 S. K. m. 737, 738)
Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 445 ada, 17 parsel sayılı bahçeli kargır evin maliki olduğunu, komşu taşınmazın maliki olan davalının imara aykırı olarak arsasına yaptığı garajın yatak odası penceresini kapatıldığını evin görünümünü bozduğunu ileri sürerek yapılan inşaatın kal'ini ve müdahalenin men'ini talep etmiştir.
Davalı, yapmış olduğu garajın davacıyı rahatsız etmesinin söz konusu olmadığını, aradaki mesafenin 4-5 metre olduğunu, aralarında bahçe duvarı bulunduğunu davacının yerine her hangi bir müdahalesinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tarafların komşu olduğu ve aralarında komşuluk ilişkisinin bulunduğu, Medeni Kanunun 738. maddesine göre malikin toprağında bir bina meydana getirirken komşusunun arsasına zarar vermekten kaçınmak zorunda olduğu davalının imar esaslarına aykırı bina yaparak komşusuna zarar verdiğinden bahisle davanın kabulüne; inşa edilen garajın kal'ine karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi S.A. tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, Medeni Kanunun 737 ve takip eden maddelerine dayalı komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğine ve toplanan delilere göre; davalının kendi mülkiyet alanına imara aykırı olarak yaptığı garaj nedeniyle davacının görüşünü kapattığı böylece söz konusu yapılaşma nedeniyle davacının zarar gördüğü anlaşılmaktadır.
Değinilen yapılaşma nedeniyle uğranılan zararın giderilmesine karar verilmesi gerekeceğinde kuşku yoktur. Nitekim, mahkemece dava kabul edilmiş yapılan garajın tamamen yıkımına hükmolunmuştur. Ne var ki, sözü edilen zararlandırmanın garajın tamamının yıkımı dışında başka surette giderilmesinin mümkün olup olmadığı araştırılmış değildir. Esasen, dosya içerisindeki bilgilerden, davalı taşınmazında çekişmeye konu garajın bulunduğu yerde yine aynı amaçla kullanılan bir yapının önceden de bulunduğu, taraflar arasındaki çekişmenin söz konusu binanın yükseltilmesinden sonra ortaya çıktığı görülmektedir.
Hal böyle olunca, bilirkişiden ek rapor alınarak mevcut zararın garajın tamamının yıkımı dışında başkaca önlemlerle giderilmesi olanağının bulunup bulunmadığı sorulup saptanması, raporda öngörülecek önlemler gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değildir. Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün HUMK' nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine 15.1.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy