(1086 S. K. m. 409)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davacı vekili 3.5.2001 tarihli oturuma gelemediğinden mazeret dilekçesi vermiş; mahkemece mazeretin kabulüne karar verilmekle birlikte pul olmadığından duruşma gününün bildirilmemesine şeklinde ara kararı verilmiştir. Müteakip 21.6.2001 tarihli oturuma davacı vekili gelmediğinden dava müracaata bırakılmış, üç ay geçmekle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davacı vekilinin mazereti kabul edildiğine göre kendisine duruşma gününün tebliği zorunludur. Mazereti kabul edilen davacı vekiline duruşma günü usulüne uygun bildirilmeden davanın müracaata bırakılması usul hükümleri karşısında mümkün değildir.
Sonuç: Hal böyle olunca, işin esasına girilmesi tarafların delillerinin toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Davacılar vekilinin temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 18.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy