(4721 S. K. m. 719) (3402 S. K. m. 13/B-b, 13/B-c, 20) (6831 S. K. m. 1)
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü
Davacı idare vekili; K... M... Vakfına ait tapuda kayıtlı taşınmazı, davalıların, idarenin izni ve rızası dışında işgal ettiklerini belirterek; davalıların elatmasının önlenilmesini ve geriye doğru 5 yıl için toplam 724.000.000 TL. ecrimisilin işgal tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalılar, çekişmeli taşınmazın kendi tapulu mülkleri olduğunu ve öteden beri tasarruf edegeldiklerini savunmuşlardır.
Mahkemece; davacı idarenin dayandığı tapu kaydının çekişmeli yerleri kapsamına aldığı gerekçesiyle elatmanın önlenilmesine ve ecrimisile hükmedilmiştir. Ancak; yapılan soruşturma ve uygulama hükmü yeterli değildir.
Bilindiği üzere; harita ve krokisi bulunan tapu kayıtlarına Medeni Kanunun 719, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20.maddesi uyarınca kapsam belirleneceği kuşkusuzdur. Ancak böyle bir harita ve kroki yoksa veya uygulanabilir nitelik taşımıyorsa öncelikle tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm gittileri ile birlikte Tapu Sicil Müdürlüğünden istenilmesi, gitti kayıtlarının yüzölçümlerinde veya sınırlarında bir değişiklik varsa dayandığı belgelerin incelenip, doğru ve yasal bir nedenin bulunup bulunmadığının araştırılması, doğru esasa dayanmıyorsa, ilk tesisin deki sınırlara itibar edilmesi, ayrıca uygulamada yararlanmak üzere varsa komşu taşınmaz kayıtlarının getirtilmesi, böylece yanların dayandığı, usulüne uygun olarak çıkarılmış tüm belgeler toplandıktan, dosya öteki yönlerden de keşfe hazır hale geldikten sonra yöreyi iyi bilen yaşlı ve yansız yerel bilirkişi veya bilirkişiler aracılığı ile uygulama yapılması, kayıtlardaki her sınır yerel bilirkişi veya bilirkişilerden sorulup arazi üzerinde tespit edilmesi; gerektiğinde sınırlar hakkında açıklayıcı doyurucu bilgiler alınması, bilinmeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağının sağlanması, komşu taşınmaz kayıtlarının da aynı şekilde uygulanarak yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmesi gerekir. Öte yandan sınırlar değişebilir nitelikte ise veya tam olarak kapanmayıp açık yönler kalıyorsa, kayda değişmez sınırlarla bağlantı kesilmemek suretiyle miktarına göre kapsam belirlenmesi, ayrıca tapu fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilerden keşifte saptanan bilgi ve bulgulara uygun ve uygulamayı tam olarak yansıtan, infaza elverişli rapor ve kroki alınması zorunludur.
Ayrıca; tasarruf durumunun da gözetilmek suretiyle, olayda 3402 sayılı yasanın 13/B-b ve c maddelerinde öngörülen koşullar yönünden de değerlendirme yapılmalıdır.
Hal böyle olunca; yerinde yeniden keşif yapılması, uygulamanın yukarıda değinilen ilkeleri ve olguları karşılar kapsamda yerine getirilmesi, böylece; soruşturmanın eksiksiz biçimde tamamlanmasından sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir. Davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 06.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy