(4721 S. K. m. 683)
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili, dava konusu 8 sayılı parselde Vakıflar İdaresinin paydaş olduğunu, tamamının davalı ve dava dışı paydaşlarca kullanıldığını ileri sürerek elatmanın önlenilmesi, yıkım ve ecrimisil istemiştir.
Toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre, dava konusu parselin gerçekten davacı vakıflar idaresi ile özel kişiler adına paylı mülkiyet üzere tapuda kayıtlı olduğu, bu taşınmaza davalı kişilerin ruhsatsız bina yaptıkları ve her bir daireye yerleştikleri, davacı vakıflar idaresinin ise elinde kullandığı bir yerin bulunmadığı sabittir. Hemen belirtmek gerekir ki, arzın mütemmim cüzü niteliğini kazanan kalıcı binada da tüm paydaşlar payları oranında hak sahibidirler. Tüm paydaşlarca istenmediği sürece yıkıma karar verilemez.
Sonuç: Hal böyle olunca, yıkım isteğinin reddine karar verilmesi doğru ise de; davacı vakıflar idaresinin payına vaki elatmanın önlenilmesine bu paya tekabül eden ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, sadece ecrimisil yönünden hüküm kurulması isabetsizdir. Davacı vakıflar idaresi vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine 20.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy