(3194 S. K. m. 18) (2981 S. K. m 10/C)
Karar: Davacı, kadastral parselde paydaş olduğu halde imar uygulaması sonucu oluşan dava konusu 9808 ada 1 sayılı imar parselinde kendisine pay verilmediğini ileri sürerek tapu iptali ve tesçil isteğinde bulunmuştur.Noksanın tamamlanması yoluyla getirtilen belgelerden çekişmeli taşınmazın 2981/3290 sayılı yasanın 10/C.maddesi uyarınca yapılan imar şuyulandırma işlemi ile oluştuğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; yürürlükten kalkmış bulunan 6785 sayılı imar yasasının 42, daha sonra yürürlüğe girmiş olan 3194 sayılı imar yasasının 18.maddesine göre belediyeler,yerleşme yerler ile bu yerlerdeki yapılaşmaların planlarını, fen,sağlık ve çevre koşullarına uygun biçimde oluşturulmasını sağlamak amacıyla imar sınır içerisinde bulunan binalı ve binasız arsa ve arazileri maliklerinin veya diğer hak sahiplerinin olurlarını aramaksızın ( hamur kuralını ) uygulamak suretiyle birbirleriyle,yol fazlası ile kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, bağımsız paylı veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtma ya resen tapu işlemlerini yapmaya yetkilidir.
2981 sayılı yasanın 3290 sayılı yasa ile değişik 10/C maddeside aynı doğrultuda hüküm getirmiştir.Gerek imar kanunları ile yapılan parselasyon işlemlerinin gerekse imar affı yasalarında öngörülen imar islah çalışmalarının bir idari karara dayandığı kuşkusuzdur.İdari karara yönelik davaların inceleme yeri de idari yargıdır.O halde bu uygulamalar sonucu oluşan çap kayıtlarının iptali isteğiyle açılan davalar kayıtların oluşumuna esas alınan diğer bir söyleyişle tapu kaydının illeti ve sebebi sayılan idari kararın değiştirilmesi veya ortadan kaldırılması sonucunu doğuracağından idari karar idari yargı yerinde ortadan kaldırılmadıkça genel yargıda tapu sicilin deki gerekli düzeltme yapılamaz.Hal böyle olunca davaya bakmak genel mahkemelerin görevi haricinde kaldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu usul kuralı gözardı edilerek esas hakkında hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz itirazı yerindedir.Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA,peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine 22.5.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy