(2886 S. K. m. 51) (1580 S. K. m. 70, 83)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan ve birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılamasında, Mahkemece her üç parsel için davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı idare, davaya konu 7806, 7808 ve 7875 parsel sayılı taşınmazların, 2886 sayılı yasanın 51/g maddesine göre davalı camii vakfına pazarlıkla satıldığını ve parasının tahsil edilerek tapu idaresinde ferağının verildiğini; ne var ki İstanbul valiliği İl mahalli İdareler Müdürlüğünce temlikin değinilen yasa maddesine göre yapılmasında hukuka aykırılık görüldüğünden, ihalenin iptal edilerek yeniden belediye adına tescili istenmekle satışa ilişkin encümen kararının 22.5.2000 tarih ve 262 nolu kararla iptal edildiğini, bu kararın davalıya tebliğ edildiğini, davalının idari yargı yerinde dava açmadığını ve tapuda da kendiliğinden ferağını vermediğini ileri sürerek iptal ve tescil istemiştir. Davalı ise bu yerleri 2886 sayılı kanunun 51/g maddesine göre satın aldığını, bedelini ödediğini ve satışla ilgili ihale feshedilmediğini bildirip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne kararı verilmiştir.
Bilindiği üzere; davada ileri sürülen iddianın ve davalı tarafın savunmasının içeriğine göre; yanlar arasındaki uyuşmazlık, davacı Belediyeye ait taşınmazların mülkiyetini satış yoluyla nakleden temliki işlemin, hukuken geçerli sayılıp sayılamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; 1580 sayılı Belediye Kanununun 70 ve 83 maddelerine yorum getiren gerek Adli; gerekse idari yargı kararlarında belediye taşınmazlarının satışına karar verme yetkisinin, belediye meclislerine ait olduğu ilkesi benimsenmiş ve yargısal uygulama istikrar kazanmıştır. Ne var ki, bu konuda alınacak meclis kararlarının hangi unsurları kapsaması gerektiği hususu önem taşımaktadır.
Gerçekten, belediye meclislerinin belediye taşınmazlarının satışına ya da belediye başkanınca veya belediye encümenince uygun görülen taşınmazların satışına şeklindeki genel nitelikte olan ve yetki devri anlamına gelen kararları, hukuki sonuç doğuramaz ve geçerli kabul edilemez. Öyle ise, belediye meclis kararlarına, satılacak taşınmazların ada ve parsel numaraları, mevkii ve yüz ölçümleri raice uygun tahmini bedelleri yazılmalıdır.
Sonuç: Toplanan kanıtlar ve tüm dosya içeriğinden; somut olayda, davaya konu taşınmazların 2886 sayılı yasanın 51/g maddesi bünyesinde mütalaa edilemeyeceği anlaşılmış ve satışa dayanak yapılan encümen kararının geri alınması gerekçe gösterilerek davanın reddine kararı verilmiştir bu gerekçenin başlı başına iptal ve tescile yeterli olduğunu söyleyebilmek olanağı yok ise de encümen kararının öncesi verilen Belediye Meclis kararı genel nitelik taşıyan ve yetki devri içerikli bir karar olup; bu kararda, çekişmeli parseller açıkça belirtilmemiş ve değerleri duraksamaya mahal bırakmayacak biçimde saptanmamıştır. Bu durumda 15.2.1995 tarihli meclis kararı satışın geçerliliğini sağlayacak unsurları taşıyan bir kapsam içermemektedir. Öyle ise davanın kabulü yukarıda belirtilen gerekçelerden ötürü yerinde görüldüğünden sonucu itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA, 29.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy