(4721 S. K. m. 713) (743 S. K. m. 639)
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine, dava konusu taşınmazın dayanağını oluşturan vergi kaydının gayri sabit sınırlı olduğunu, miktarıyla geçerli bulunduğunu, miktar fazlasının özel mülkiyete konu teşkil edemeyeceğini esasen davalının zilyetliğinin 20 yılı doldurmadığını ileri sürerek, kayıt miktar fazlasının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Getirtilen tespit tutanaklarından, dayanak 1937 tarih 96 numaralı vergi kaydının 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 ve 14 parsellere revizyon gördüğü sabittir. Vergi kaydı, dere, kayalık, yol ve cadde sınırlı olup, kayalık sınırı itibariyle gayri sabit sınırlı olduğundan miktarı ile geçerlidir. Vergi kaydı Derviş oğlu Arap adına kayıtlı olup, yerel bilirkişi ve tanıklar davalının miras bırakanı Halit oğlu Şeyhmus Ö.'ın kayıt malikinden bu taşınmazları satın aldığını bildirmişlerdir. Davalının miras bırakanı ise 1968 tarihinde ölmüş olup, ölüm tarihinde davalı zilyet olamayacak kadar yaşça küçük bulunmaktadır. Davalının müstakilen zilyetlik yaşına geldiği tarih ile tespit tarihi arasında 20 yıl geçmiş değildir. Bu bakımdan davalının müstakilen zilyetliğinden söz etme olanağı yoktur. O halde, miras bırakan Şeyhmus Ö. mirasçılarına birlikte zilyetlikten 100 dönüm yer vermek gerekmektedir.
Hal böyle olunca, vergi kaydının revizyon gördüğü tüm taşınmazlara ilişkin açılmış bulunan dava dosyalarının getirtilip değerlendirilmesi böylece vergi kaydına nasıl kapsam tayin edildiğinin ve vergi kayıt maliklerine nerelerin verildiğinin saptanması ayrıca yeniden keşif yapılarak vergi kaydının uygulanması, söz konusu dosyalarda yapılan uygulamaların göz önünde tutulması, vergi kaydına önceki dosyalarda tarafları bağlayan olgularda dikkate alınmak suretiyle miktarı kadar kapsam tayin edilmesi bu kapsama zilyetlikle kazanılabilecek 100 dönüm miktarın eklenmesi ve bu miktarlar dışında kalan kısım için davanın kabul edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 4.12.2001 tarihinde yürürlüğe giren avukat ücret tarifesinin 14.maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 250.000.000 TL duruşma avukat parasının temyiz edilenden alınmasına, 11.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy