(818 S. K. m. 31, 240)
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan tapu iptali tescil, tazminat davasının yapılan yargılamasında, Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davacılar vekili, davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle, duruşma günü olarak saptanan 21.5.2002 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Oğuz S. vs. vekili avukat Ateş Hatinoğlu ile yine temyiz eden Özden M. vs. vekili avukat Besim Turgut Türkoğlu geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden ile temyiz edilen gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı, bilahare dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar, miras bırakanın dava konusu taşınmazları davalılara koşullu olarak hibe ettiğini ancak davalıların koşulu yerine getirmediğini ileri sürerek, davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tescilini, üçüncü kişilere devredilen taşınmazlar bakımından ise tazminata hükmedilmesini istemişlerdir.
Davalılar, hibenin koşulsuz olduğunu, davanın da süresinde açılmadığını bu nedenle davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğine toplanan delillere göre, çekişmeli taşınmazların miras bırakan tarafından 13.6.1980 tarihinde davalılara kayıtsız şartsız hibe edildiği, murisin 22.10.1999 günü öldüğü davanın ise 22.9.2000 tarihinde açıldığı, böylece ıttıla tarihinden itibaren Borçlar Kanunun 31. maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, dava da hile iddiası ileri sürülmediği gibi, ispat edilmişte değildir.
Her ne kadar, dava dilekçesinde el değiştiren taşınmazlar hakkında tazminat isteğinde bulunulmuş ise de davacı vekilinin son oturumda ileri sürdüğü dava açma olgusu ile bu husustaki talebin ayrı bir dava konusu yapıldığı temyiz dilekçesine eklenen dilekçe ile belgelenmiştir.
Hal böyle olunca, davalılar üzerinde bulunan taşınmazlar yönünden davayı kabul eden Mehmet Emin S. hariç iptal tescil davasının reddedilmesi; tazminat isteği yönünden yeni bir dava açıldığı belgelenmiş olduğuna göre bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Kabule göre de davayı ilk oturumda kabul eden davalı Mehmet Emin'in de tüm yargılama giderlerinden sorumlu tutulması ve tazminat isteği reddedilmiş olmasına karşın dava konusunun tamamı üzerinden nispi harca hükmedilmesi de isabetsizdir. Tarafların bu hususlara ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 4.12.2001 tarihinde yürürlüğe giren Avukat ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekilleri için 250.000.000 TL. duruşma avukat parasının diğer temyiz eden ile edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 21.5.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy