(7269 S. K. m. 21, 23, Geç. m. 9)
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı hazine tapu kaydına dayanarak elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece 7269 sayılı yasaya göre davalıyı borçlandırma suretiyle yapılmış tahsis işleminden söz edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten değinilen yasa hükümlerine göre gerçekleştirilmiş tahsisin varlığı belgelenmiştir.
Ne var ki 7269 sayılı yasada ve bu yasanın 1051 sayılı yasa ile değişik hükümlerinde taşınmaz mülkiyetinin tahsis ile kendiliğinden hak sahibine geçeceğini öngören buyurucu bir hüküm yoktur. Böyle bir tahsis ancak tescil isteme yönünden kişisel hak sağlar.
Davada, elatmanın önlenmesi yanında yıkım da istenildiğine göre; yıkım konusunda ileride giderilmesi olanaksız mağduriyete yer bırakılmaması bakımından davalıya yasadan ve tahsis işleminden kaynaklanan tescil isteme hakkını kullanabilmesi için önel verilmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken; tapu kaydının iptal edilinceye değin hukuki varlığını koruyacağı ilkesi dikkate alınmaksızın davanın reddedilmesi isabetsizdir. Davacı vekilinin temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy