(1086 S. K. m. 428)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı, Belediye, çekişmeli 890 ada 1 sayılı imar parselinin geldi kaydı olan 113 ve dava dışı 115 kadastral parsel sayılı taşınmazları Belediye Encümenin 16.8.1996 tarih ve 464 sayılı kararına dayanarak davalı şirkete ihtiyari ihale yoluyla satıldığını, bu satışlara ilişkin şartnamede ihale tarihinden itibaren bir ay içinde inşaata başlanıp, altı ay içinde bitirileceğinin belirtildiğini, dava dışı parsele fabrika inşaatının yapıldığını, dava konusu taşınmaza ise fabrika inşaatının yapılmadığını, böylelikle davalı şirketin Özel Teknik ve Şartnamedeki koşulları yerine getirmediğini ileri sürerek 890 ada 1 sayılı imar parselin tapusunun iptali ile Belediye adına tescilini istemiştir.
Davalı ise 113 ve 115 kadastral parselleri satın aldıktan sonra imar uygulaması sonucu 113 parselin çekişmeli 890 ada 1 parsel, 115 kadastral parselin 889 ada 1 parsele şuyulandırıldığını dava dışı 889 ada 1 parsel üzerine fabrikayı yaptığını, çekişmeli 890 ada 1 parselde ise kendisine ve davacı Belediyeye müşterek pay verildiğini, davacı belediyenin payını sonradan yine kendisine sattığını çekişmeli parsele 889 ada 1 parseldeki fabrikanın müştemilatı olarak akaryakıt tesisi, kafeterya, restoran için Belediye meclis kararıyla ruhsat verildikten sonra söz konusu binaları yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalıya yapılan satışın Belediye Encümen kararıyla, iptal edildiği, böylece satışın dayanağının geçersiz hale geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Toplanan delillere, tüm dosya içeriğine göre, davacı Belediyenin çekişmeli taşınmazın ilk geldisi olan 113 kadastral parsel sayılı taşınmaz ile 115 kadastral parsel sayılı taşınmazları üzerlerine inşaat (fabrika) yapılması koşuluyla davalı şirkete satıp tapu kayıtlarını temlik ettiği, davalı şirketin 115 kadastral parsel numaralı taşınmaz üzerine fabrika binasını yaptığı, 113 kadastral parsel sayılı taşınmaz üzerine henüz bir inşaat yapılmadığı bir sırada, her iki parselin imar şuyulandırmasına tabi tutulduğu,115 parsel sayılı taşınmazın 889 ada 1 parsel numarası ile davalı şirket adına,113 parsel sayılı taşınmazın ise 890 ada 1 parsel numarası altında 184/2400 payın davacı Belediye, 2216/2400 payın davalı şirket üzerine yazıldığı, daha sonra davalı şirketin, belediye hissesini bedelini ödeyerek satın aldığı; Belediye Meclisinin kararı ile bu parsel üzerine akaryakıt tesisi, restoran, kafeterya yaptığı, yaptığı bu inşaatlara Belediyece ruhsat verildiği, bundan sonra Belediye Encümenince satış koşullarının uyulmadığı gerekçesiyle satışın iptaline karar verildiği, bu karar aleyhine davalı şirketin davacı aleyhine İdare Mahkemesinde dava açıp, söz konusu kararı iptal ettirdiği kararın kesinleştiği, bundan sonra davacı Belediyenin eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu parsel ilk satıştan sonra imar uygulamasına tabi tutulmuş, yukarıda değinildiği üzere paylı olarak davacı belediye ve davalı şirket adına yazılmış bu işleme belediyece hiçbir itirazda bulunulmayarak imar uygulaması kesinleşmiştir. Bu durumda imar öncesi bir nedene dayanılarak imara yönelik idari karar iptal edilmeden genel mahkemede imar parselinin iptalini istemeye yasal olanak yoktur. Ayrıca bu imar uygulamasının doğruluğu davacı Belediye tarafından kabul edilerek kendi üzerine yazılan 184/2400 pay, davalı şirkete satılmıştır. Bu satışta ise hiçbir koşul bulunmamaktadır. Öte yandan taşınmazın satışının iptali hususunda Belediye Encümenince verilen karar İdare Mahkemesinde iptal edilmiş, bu yönde yanlar arasında kesin de bir hüküm oluşmuştur. Tüm bunlara ilaveten davacı belediyenin açtığı dava çelişkili davranış olup hakkın kötüye kullanılmasını teşkil etmektedir.
Sonuç: Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davalının temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy