(4721 S. K. m. 640)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, 1001 parsel sayılı taşınmazın davalıya temlikine sebep olan, ortaklığın giderilmesi davası sırasında usulsüz olarak, ölü paydaşa tebligat yapılmış gibi gösterilip, mirasçılarının davaya katılımlarının önüne geçilmek suretiyle, hileli yollarla tebligatlar yaptırılıp, davanın sonuçlandırıldığını ileri sürerek, iptal ve tapu kaydının eski hale getirilmesini istemişlerdir.
Davalı, taşınmazı İcra Dairesince yapılan açık arttırma sonucu aldığını bildirerek davanın reddini gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı adına oluşan tescilin yolsuz olduğu gerekçesi ile iptal ve tescile karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi H. Gerçeker tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Karar
Dava, 101 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydının iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacıların iptal isteğine dayanak yaptıkları, ortaklığın giderilmesi davası sonucu payları satılan kayıt malikleri ile ilişkilerinin saptanmadığı, davadaki sıfatlarının belirlenmediği anlaşılmaktadır. Sıfat dava şartı olup, mahkemece re'sen dikkate alınması gereken bir usul kuralıdır.
Bu durumda, davacılara, önel verilerek, kayıt maliklerinden hangisinin mirasçısı olduklarının, kimin payının iptali ile adlarına tescilini istediklerinin açıklattırılması buna dair veraset belgelerinin istenilmesi, böylece davacıların kayıt malikleri ile bağlantılarının sağlanması, gerektiğinde Medeni Kanunun 640.maddesi uyarınca işlem yapılması ondan sonra işin esasının incelenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değildir. Davalıların, temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 26.02.3003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy