(4721 S. K. m. 683) (2762 S. K. Geç. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden vakfa ait 1 parsel sayılı taşınmaza davalının elattığını ileri sürerek elatmasının haksız olduğunu belirtip elatmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazda kiracı olduğunu, kasaplık yaptığını savunup davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, önceden davanın reddine dair verilen karar, davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekilince temyiz edilmiş, Dairece 6.11.2002 gün ve 2002/11262-12315 sayılı ilamı ile davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, yerel mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı Rafet Tür tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Hüseyin Çelik'in raporu okundu, düşüncesi alındı.
Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Mahkemece, bozma gibi davanın kabulüne hükmedilmiştir.
Ne var ki, 19.7.2003 tarihinde yayınlanan, 4916 sayılı Yasanın 35. maddesi ile 2762 sayılı Vakıflar Kanunu'na eklenen geçici 2. maddesinde ... Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya mazbut vakıflara ait taşınmazlarda, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte kiracılık ilişkisi nizalı şekilde devam edenler veya 31.12.2002 tarihinden önce işgalci durumunda olanlar, bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren dört ay içinde sözleşme yapmak üzere müracaat edebilirler. Müracaat edenler ile Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yapılacak tebligat tarihinden itibaren bir ay içinde; Bölge Müdürlüklerinde oluşturulacak komisyonlarca en fazla beş yıl için tespit edilecek kullanım bedellerini, varsa kullanıcılar tarafından daha önce yapılan her türlü ödemeler mahsup edilmek kaydıyla, peşin veya en geç altı ay içinde kanuni faizi ile birlikte ve eşit taksitlerle ödemeleri, varsa üzerinde izinsiz olarak yapı inşa edilmiş taşınmazlardaki yapıları bedelsiz olarak terk ve teberru etmeleri ve açılmış olan davalardan vazgeçmeleri şartıyla, sözleşme yapabilirler. Ancak, Vakıflar Genel Müdürlüğünce değerlendirilmesi öngörülen veya teslim ve tahliye edilen taşınmazlar için kira sözleşmesi yapılmaz.
Birinci fıkra hükümleri uyarınca sözleşme yapılmaması durumunda, hüküm almaya veya tebligat yapmaya gerek kalmaksızın, Vakıflar Genel Müdürlüğünün başvurusu üzerine, taşınmazı kullananlar ilgili mülki amirler tarafından otuz gün içinde taşınmazdan tahliye edilir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Vakıflar Genel Müdürlüğü yetkilidir... hükmü getirilmiştir.
Sonuç: Hal böyle olunca, hükümden sonra yürürlüğe giren 4916 sayılı Yasanın 35. maddesi ile 2762 sayılı Vakıflar Kanunu'na eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, gerekli değerlendirme yapılması, sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy