(818 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, dava konusu 8 sayılı miras bırakanlarınca akrabaları Mevlüt Eruzun'a devredildiğini, Mevlüt'ün de bu taşınmazı aynı gün miras bırakanın diğer oğlu ana ayrı baba bir kardeşleri olan 16 yaşındaki Şeref Koçtaş'a temlik ettiğini, mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı işlem yapıldığını ileri sürerek payları oranında iptal-tescil istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın ispatlandığı gerekçesiyle davalı Şeref Koçtaş yönünden kabulüne ve iptal-tescile, davalı Mevlüt bakımından ise husumetten reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı Şeref vekili tarafından süresinde, duruşma istemli temyiz edilmekle, duruşma günü olarak saptanan 18.11.2003 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili avukat Mustafa Derebetli geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vs. vekili avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi Murat Ataker'in tarafından düzenlenen rapor okundu. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davalı Şeref bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişmeli taşınmazın miras bırakan tarafından 23.11.1999 tarihinde karısı İsmet'in eniştesi olan Mevlüt Eruzun'a satılarak devredildiği, Mevlüt'ün de bu taşınmazı 1.2.2000 tarihli resmi akitle miras bırakanın İsmet'ten olma oğlu Şeref'e satış suretiyle temlik ettiği, akit tarihinde Şeref'in yaş küçüklüğü nedeniyle miras bırakan babası ile annesi İsmet'in de akitte yer aldığı, yapılan temliki işlemlerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı bulunduğu anlaşıldığından mahkemenin kabul kararında bir isabetsizlik yoktur.
Sonuç: Ne var ki, davada miras payı oranında iptal-tescil istendiği gözetilerek veraset ilamında belirlenen paylar dikkate alınıp hüküm kurulması gerekirken nasıl saptandığı anlaşılamayan ve davacılara miras paylarından fazla pay verilmesi sonucunu doğuracak biçimde iptal-tescile hükmedilmesi doğru değildir. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 4.12.2002 tarihinde yürürlüğe giren avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 275.000.000 lira duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 18.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy