(1086 S. K. m. 187)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, 774 ada 3 parsel sayılı taşınmazda bulunan kat irtifaklı apartmanın müşterek yerlerinden olan kapıcı dairesinin davalılar tarafından haklı bir neden olmaksızın işgal edildiğini ileri sürüp, elatmanın önlenmesi, ecrimisil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalılar, apartmanda kapıcı olarak görevli olduklarını, sigorta ve aylıkların ödenmesi durumunda taşınmazı boşaltacaklarını bildirip, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi yönünden davanın kabulüne, ecrimisil isteğinden feragat nedeniyle davanın reddine, davacı K. için husumet, müdahil Mehmet bakımından feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu bağımsız bölümün bulunduğu 3 parsel sayılı taşınmazda davacıların paydaş oldukları, davalıların kayıtla bir ilişkilerinin bulunmadığı, apartmanda kapıcı dairesi olarak tahsis edilen bölümü işgal ettikleri anlaşılmaktadır.
Davalı, dava konusu yerde kapıcılık sözleşmesine dayalı olarak oturduğunu savunmuş, B. İş Mahkemesinde hizmet tespiti davası açtığını bildirmiştir. Sözü edilen dosyadan eldeki davanın davalısı olan Arslan'ın çekişmeli binanın yükleniciliğini yapan kişi aleyhine hizmet tespiti davası açtığı, daha sonraki aşamalarda apartman yönetimini de davaya katmak istediği, yargılanmanın henüz bu aşamada olduğu görülmektedir. İş mahkemesince davalının bina inşaatının tamamlandığı dönemden sonraki zamanı da kapsar biçimde ve yönetimi de bağlayacak şekilde hizmet tespitine karar verildiği takdirde, davalının çekişmeli yerde sözleşme gereği oturduğunun kabulü zorunlu hale gelecektir. Diğer bir anlatımla davalının fuzuli işgalci olduğundan söz edilemeyecektir.
Hal böyle, olunca iş mahkemesinde açılan yukarıda değinilen 1999/345 esas sayılı dava sonucunun beklenmesi ondan sonra karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir. Davalıların temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 30.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy