(2981 S. K. m. 10) (1086 S. K. m. 1, 7)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı,1647 ada 5 parsel sayılı taşınmazda 100/14848 pay maliki iken 2981 Sayılı Yasanın 10-b maddesi ve 3290 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan uygulama sonucu oluşan çekişmeli 4 parselde davalıların da paydaş olduklarını, bu parselde davalıların hakkı bulunmadığını ileri sürüp tapu iptal ile tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, tebligata rağmen yargılamaya katılmamışlar, yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece, tapu kaydının 2981 Sayılı Yasanın idareye tanıdığı yetki çerçevesinde imar ıslah çalışmaları sonucu oluştuğu ve kesinleştiği, davanın adli yargıda görülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptal-tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın adli yargının görevinde olmadığından bahisle reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişmeye konu edilen 9272 ada 4 parsel sayılı tapu kaydının 2981 Sayılı Yasanın 10/b maddesi hükmü gereğince oluşturulduğu görülmektedir. Sözü edilen işlemin dayanağını teşkil eden 2981 Sayılı Yasanın 10/b madde hükmü uyarınca yapılan tasarrufların, kadastral esaslar gözetilmek suretiyle ve Kadastro Yasası hükümleri uygulanarak gerçekleştirildiği tartışmasızdır. Bu işlemde idari karar sadece imar uygulamasının yapılmasına dairdir. Bu karardan sonra mülkiyet hakkının belirlenmesi Kadastro Yasası hükümlerine ve kadastral esaslara göre yürütülür. Aynı yasanın 10/c maddesinde olduğu gibi encümenin mülkiyet hak ve alanını belirleme yetkisi yoktur.
Bu durumda, çekişmeye konu olup 2981 Sayılı Yasanın 10/b maddesine göre yapılan işlemin idari işlem niteliğinde olduğunun kabulü mümkün değildir. Dolayısıyla çekişmelerin çözüm yeri de adli yargıdır.
Hal böyle olunca, işin esasına girilerek gerekli inceleme yapılıp bir karar verilmesi gerekirken, işin idari nitelikte olduğundan ve adli yargı yerinin görevsizliğinden söz edilerek davanın reddedilmesi doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 10.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy