(4721 S. K. m. 691)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı,maliki bulunduğu 9 parsel sayılı taşınmazın uzun zamandır hiçbir haklı nedene dayanmaksızın davalı tarafından işgal edildiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı,dava konusu taşınmazı önceki maliklerinden kira sözleşmesi ile kiraladığını,fuzuli işgal etme olgusunun söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,yapılan yargılama sonucu,taraflar arasındaki uyuşmazlığın taşınmazın tahliyesine ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Karar,davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle, duruşma günü olarak saptanan 16.12.2003 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili ile temyiz edilen vekili geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı.Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava,çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece,görevsizlik kararı verilmiştir.
Dosya içeriğine,toplanan delillere göre; çekişme konusu 9 parsel sayılı taşınmazın kayden davacıya ait olduğu davalının kayıtla bir ilişkisinin bulunmadığı,ancak taşınmazı işgalinde tuttuğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere;6.5.1955 tarih 12/8 Sayılı İnançları Birleştirme Kurulu Kararında da ifade edildiği gibi paylı mülkiyet üzere olan taşınmazda geçerli bir kira sözleşmesinin kurulabilmesi pay ve paydaş çoğunluğunun mevcudiyetine bağlıdır. Davalının önceden paylı mülkiyet üzere olan taşınmazdaki onsekiz paydaştan biri olan ve 4/96 payı bulunan dava dışı kişi ile yaptığı kira sözleşmesine geçerlilik tanıma olanağı yoktur.
Hal böyle olunca, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yukarıda sözü edilen kira ilişkisine değer verilip davalıya kiracılık sıfatı izafe edilerek görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.Davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 4.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 375.000.000 lira duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,16.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy