(4721 S. K. m. 1023)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 3173 parsel sayılı taşınmazın paydaşı olduğunu, 9/16 payın üçüncü şahıs tarafından satın alınması üzerine açtığı şuf'a davasının kabul edilerek kesinleştiğini, ancak kararın infazdan önce davalı kardeşinin şuf'a davasını bildiği halde kötü niyetle bu payı satın aldığını bildirerek iptal-tescil istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazda kendisinin de payı bulunduğunu, paydaşlardan Elif ve Fadime A.'in paylarını kendi adına vekaleten önce Muharrem C.'in daha sonra da Ö. Faruk K.'in devraldığını, kendisinin de bu kişiden satın aldığını, bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının kötü niyetle satın aldığının ispatlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi Senem Altınbulak tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı, şuf'a davası ile hükmen kendisine geçen paya ilişkin ilamın, sonuçsuz bırakılması amacıyla hükme konu payın davalıya satıldığını ileri sürerek, danışık nedeniyle tapu iptal ve tescil isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişmeli taşınmazdaki bir kısım payların davalı paydaşı tarafından, diğer paydaşların da vekaleti alınarak üçüncü kişiye satıldığı, davacı tarafından şuf'a hakkına dayanılarak iptal ve tescil davası açıldığı, yargılama sonunda şuf'a davası kabul edilerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile payların davacı adına tesciline karar verildiği, bu aşamada dava konusu payların davalıya satılarak tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, çekişmeli taşınmazda önceden paydaş olan davalının sattığı payları şuf'a hükmünden sonra tekrar satın almasının Medeni Kanunun 1023 maddesinin koruması altında olduğu iktisabın iyiniyetli bulunduğu söylenemez. Yapılan işlemlerin şuf'a ilamının geçersiz kılmaya yönelik olduğu açıktır.
Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde yanılgılı değerlendirme ile reddi doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 27.02.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy