(818 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, murislerinin dava konusu taşınmazı mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla davalılardan Ahmet'e sattığını, Ahmet'in Ethem'e, Ethem'in de mirasçılardan davalı Zeynep'e devrettiğini, bu devirlerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu iptali - tescil, olmadığı takdirde bedel isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı Zeynep, satışın gerçek satış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, diğer davalılar cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucu, yapılan devirlerin mal kaçırma amaçlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 116.666.666.666.TL. nin yasal faiziyle davalı Zeynep'ten tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 23.12.2003 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Hülya vs. vekili geldi, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden vekili avukatlar ile temyiz edilenler gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde mahfuz hisse karşılığı bedelin tahsili isteğine ilişkindir.Mahkemece, bedele hükmedilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; miras bırakan Cemile'nin, 29 parsel sayılı taşınmazını ara malikler Ahmet , Ethem 'i aracı kılmak suretiyle son kayıt maliki olan oğlu Baykan'ın eşi Zeynep'e temlik ettiği görülmektedir. Miras bırakanın bu temlikteki temel amacının çekişmeli taşınmazı gelini Zeynep'e intikal ettirmek, diğer mirasçılardan mal kaçırarak gelini Zeynep'e muvazaalı olarak mal etmek olduğu anlaşılmaktadır.
Esasen bu olgu mahkemenin de kabulündedir. Bu durumda, istekte gözetilmek suretiyle bedele hükmedilmesi doğrudur.
Ne var ki; dava dilekçesinin içeriğinden ve sonuç bölümünden davacının taşınmazdaki miras payının karşılığını değil, saklı payı karşılığını istediği açıktır.
Hal böyle olunca, çekişmeli taşınmazın dava tarihindeki rayiç değer üzerinden davacıların saklı payının hesaplanması, bu miktarın hüküm altına alınması gerekirken, istek dışına çıkılmak suretiyle miras payı karşılığının tahsiline karar verilmesi doğru olmadığı gibi, istek bulunmasına karşın hüküm altına alınan miktara dava tarihinden itibaren faize hükmedilmemiş olması da isabetsizdir. Tarafların açıklanan hususlara ilişkin temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 04.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 375.000.000 lira duruşma avukatlık parasının diğer temyiz eden ve temyiz edilenden alınmasına, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy