(4721 S. K. m. 462, 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki bulunduğu 24 parsel sayılı taşınmazdaki zeytin ağaçlarının davalı tarafından kesildiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesiyle kesilen zeytin ağaçlarının bedeli olarak tazminat isteklerinde bulunmuştur.
Davalı, dava konusu yere bakmasını davacının söylediğini,kuruyan zeytin ağaçlarının kesildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,yapılan yargılama sonucu davacıya ait taşınmazda bulunan zeytin ağaçlarının bakım amacı dışında kesildiği gerekçesiyle davanın kabulüyle davalının elatmasının önlenmesiyle tazminat isteğinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilleri tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmekle, duruşma günü olarak saptanan 23.12.2003 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili geldi, temyiz edilene çıkarılan davetiye parçasının dönmediği ve gelmediği görüldü yokluğunda, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı.Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava,elatmanın önlenmesi ve tazminat isteklerine ilişkindir. Mahkemece, elatmanın önlenmesi isteğinin tam olarak, tazminat isteğinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden,toplanan delillerden,davacının dava ehliyetinin bulunmadığı,bu sebeple kendisine B 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce 17.2.1986 gün 1986/149-146 sayılı kararı ile vasi tayin edildiği,davanın da vasi marifetiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere;böyle bir davanın dinlenebilmesi için Türk Medeni Kanunu'nun 462/8. maddesi gereğince vesayet makamından izin alınması zorunludur.Oysa, dosya içeriğinden böyle bir izin alınmadığı görülmektedir.
Hal böyle olunca,yukarıda değinilen davanın görülebilirlik koşulunun yerine getirilmesi ondan sonra davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken,yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 4.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 375.000.000 TL.duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy