(4721 S. K. m. 713) (2981 S. K. m.10-b)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 1957 yılında yapılan kadastro tespitinde köy boşluğu ve yol boşluğu olarak tespit harici bırakılan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazın 1993 yılında 2981 Sayılı Yasanın 10-b maddesine göre yeniden yapılan tespitte senetsizden zilyetliğe dayalı olarak davalı adına tespit gördüğünü ve tapu kaydı oluştuğunu ileri sürüp tapu iptal-tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, dava konusu taşınmazın 60 yıldan beri kullanıldığını, Medeni Kanunun 713. maddesinde aranan tüm şartların oluştuğunu, 1993 yılında 2981 Sayılı Yasa ile belgesiz zilyetlikten kazandığı taşınmaz üzerine yaptığı inşaata imar affı getirilerek dava konusu taşınmazın adına tescil edildiğini bildirip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu taşınmazın öncesinin köy boşluğu olduğu, zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakiminin raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın köy boşluğu niteliğinde olduğunu ileri sürerek davalı adına oluşan tapunun iptali ve adına tescili isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, çekişme konusu taşınmazın 1957 yılında yapılan kadastro çalışması sırasında köy boşluğu olarak tespit harici bırakıldığı ve tutanak düzenlenmediği,1993 yılında 2981 Sayılı Yasanın 10-b maddesi uyarınca yapılan imar çalışmaları sonucunda zilyetlikten söz edilerek 5 nolu parselin davalı adına tespit ve tapuya bu şekilde tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Köy boşlukları mülkiyeti Hazineye ait yerlerden olup bu yerlerin zilyetlik yoluyla kazanılması mümkündür. Nitekim, kadastro tespiti senetsizden davalı adına yapılmıştır. Davacı Hazine aksini ileri sürdüğüne göre zilyetlik koşullarının davalı lehine gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekir. Hal böyle olunca, davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. 'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy