(3402 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki bulunduğu 136 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına göre 6453 m2 olduğunu, aplikasyon krokisinde ise 5843 m2 olarak gösterildiğini, yüzölçümü farklılığının kadastro tespiti sırasında yapılan çalışma hatasından kaynaklandığını ileri sürüp, sınır düzeltilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı Hazine, davanın reddini savunmuştur.Davalı Hayrullah, dava konusu taşınmazın maliki bulunduğu 5 parsel sayılı taşınmazla ilgisi olmadığını, taşınmaz sınırları içinde bulunmadığını bildirmiştir.
Mahkemece, kadastro tespiti sırasında bilirkişice belirlenen 610 m2 lik kısmın ölçülmesine rağmen sınırlandırma hatası nedeniyle parsel sınırları dışında kaldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, kesinleşen kadastro tespitinden sonra ifrazen oluşan çapa göre satın alan kişidir.Mülkiyet hakkı satın aldığı çapla sınırlıdır. O halde, tespite esas alınan ve satışına ( bayiine ) ait olan kayda dayanamaz. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davalının temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy