(818 S. K. m. 511) (4721 S. K. m. 2)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanın diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla dava konusu iki adet bağımsız bölümü davalı kızına ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiğini, asıl amacın bakıp gözetme değil, taşınmazın davalıya kazandırılması mirasçılardan mal kaçırmak olduğunu ileri sürerek, muvazaalı devir nedeniyle miras payları oranında iptal tescil, olmadığı takdirde mahfuz hisseye tecavüz olduğundan tenkise karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davacıların iddialarının daha önce açılan Körfez Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/107 esas sayılı dosyasında tartışıldığını ve davanın reddedildiğini, iddiaların gerçek dışı olduğunu davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre sözleşmenin ana unsuru olan bakıp gözetme koşulu gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, iptal ve tescile karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde, Duruşma istemli temyiz edilmekle, duruşma günü olarak saptanan 18.3.2003 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili avukat Mehmet Tekdemir ile temyiz edilen vs vekili avukat Nurhayat Erdem geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi Zümrüt Eskicindil tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı iptal tescil veya tenkis isteklerine ilişkindir,
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delilere göre, miras bırakanın 701 parsel sayılı taşınmazda bulunan 2 ve 3 numaralı bağımsız bölümleri 1.10.1996 tarihinde davalı kızına ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Söz konusu temliki, takiben miras bırakan kendisine bakılmadığı vakıasını ileri sürerek, akde aykırılık nedeniyle sözleşmenin iptalini istemiş, Körfez Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/107 esas, 2000/108 sayılı kararı ile bu talep reddedilmiş karar derecattan geçerek kesinleşmiştir.
Miras bırakanın sözü edilen davadaki iddiası ve iddianın ileri sürülüş biçimi dikkate alındığında, yapılan bakım akdinin gerçekten bakıp gözetme koşuluyla yapıldığı ve ivazlı olduğu sabittir. Miras bırakanın bu temlikteki amacının mirasçılardan mal kaçırma olmadığı anılan dava ile ortaya konmuştur. Hal böyle olunca, temlikin geçerli olduğu olayda 1.4.1974 gün ½ sayılı İnançları Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı, bu bakımdan tenkis iddiasının da dinlenemeyeceği gözetilmek suretiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davalı vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 4.12.2002 tarihinde yürürlüğe giren avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 275.000.0000 lira duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına 18.3.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy