(4721 S. K. m. 403, 448)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden paydaşı bulunduğu 43 parsel sayılı taşınmazdaki dava konusu dairenin, haksız olarak davalı kullanımında olduğunu ileri sürüp, elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen duruşmalara gelmemiş, bir cevap da vermemiştir. Mahkemece, davacı taşınmazına elatmanın sabit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyaya, temyiz dilekçesiyle birlikte ibraz edilen karar içeriğine göre, davalının yargılama sırasında 29.11.2001 tarih 242/1052 sayılı ilamla vesayet altına alındığı ve davalı vasisinin yokluğunda yargılama yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; ehliyetsizlik kamu düzenine ilişkin olup, resen nazara alınır.
Hal böyle olunca, davalının dava sırasında vesayet altına alındığı saptandığına göre, davalı vasisine tebligat yapılmak suretiyle taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra işin esasının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davalı vasisinin temyiz itirazları bu nedenle yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy