(3194 S. K. m. 18)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 1465 ada 5 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu,3194 Sayılı Yasanın 18. maddesi gereğince yapılan imar uygulaması sonucunda komşu parsel maliki davalının taşınmazına ait bir bölümün kendi taşınmazı içerisinde kalmasına rağmen bu yeri boşaltmayan davalının elatmasının önlenmesine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı, yargılamaya katılmadığı gibi,davaya cevap da vermemiştir.
Mahkemece,davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece " 3194 Sayılı Yasanın 18. maddesi uygulaması ile davalının kadastral parselinde bulunan yapı ve ağaçların davacıya ait imar parseli içerisinde kaldığı sabittir.Hal böyle olunca,davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulması doğru olmadığı gibi,kabule göre de davalının kayden maliki bulunduğu 6 parsel sayılı taşınmazdan elatmasının önlenmesine karar verilmesi isabetsizdir." Gerekçesi ile bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar,davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla,Tetkik Hakimi raporu okundu.Düşüncesi alındı.Dosya incelendi.Gereği görüşülüp,düşünüldü:
KARAR
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece,davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden,toplanan delillerden,çekişme konusu olup,kayden davacıya ait olan 5 parsel sayılı taşınmazın o yörede 3194 Sayılı İmar Yasası hükümleri uyarınca yapılan imar şuyuulandırma işlemi ile oluştuğu,anılan sicilin dayanağını oluşturan idari kararın (belediye encümen kararının) idari yargı yerinde iptal edildiği ve kesinleştiği, bu suretle imar parselinin sicilinin dayanaksız hale geldiği anlaşılmaktadır.
Ne var ki,dayanağı iptal edilmiş olmasına karşı sicil halen ayakta olup,davacı adına kayıtlıdır. Sicil ayakta durduğu sürede davacının bundan kaynaklanan haklarını kullanabileceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca,davalıya imar parsellerinin iptali ve eski kadastral parsele dönülmesi yolunda dava açmak için süre verilmesi,sonucuna göre bir hüküm kurulması,aksi halde iptale kadar geçerli olan imar çapları dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken,yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.Davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenle H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,19.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy