(4721 S. K. m. 683, 1009, 1012)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, imar uygulaması sonucu adına tescil edilen 270 ada 2 parsel sayılı taşınmaza, davalıların hiçbir hakka dayanmaksızın bina ve bahçe yapmak suretiyle işgal ettiklerini ileri sürüp, elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, evlerini 25 yıl önce yaptıklarını, o tarihten beride kullandıklarını bildirip, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, dava konusu taşınmaza davalıların yasaya aykırı bir elatmalarının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden toplanan delillerden; çekişmeli 270 ada 2 parsel sayılı taşınmazın, o yörede yapılan imar uygulaması sonucu kayden davacıya ait bulunduğu, üzerinde bulunan yapıların ise öncesi itibariyle zeminde mülkiyete ilişkin hakkı bulunmayan davalı tarafından inşa edildiği ve imar düzenlemesi sırasında tüpu kaydına bunların davalılara ait olduğuna dair beyanlar hanesine şerh konulduğu anlaşılmaktadır.
Değinilen yapılardan dolayı mevcut şerhin, sahibine kişisel hak sağlayacağı, mülkiyet hakkıyla kişisel hakkın çatışması halinde mülkiyet hakkına üstünlük tanımak suretiyle çekişmenin çözüleceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, davacının mülkiyetten kaynaklanan hakkına üstünlük tanınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, davalının elatmasının Yasaya aykırı bulunmadığından söz edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 11.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy