(1086 S. K. m. 87)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı,14208 parsel sayılı taşınmazda mevcut dubleks dairesinin alt ve müstakil bölümünü davalının işgal ettiğini ileri sürerek,elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.Davalı, dava konusu yerle ilgisinin bulunmadığını,3-4 yıldır kızının oturduğunu belirterek davanın sıfat yokluğundan reddi gerektiğini savunmuştur.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.Karar,davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla,Tetkik Hakimi raporu okundu.Düşüncesi alındı.Dosya incelendi.Gereği görüşülüp,düşünüldü:
Karar: Dava, 14208 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 8 nolu bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hakkında kabul hükmü kurulan davalı S. 'nin dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmediği görülmektedir.Yasal ayrık durumlar dışında dava açıldıktan sonra ıslah yoluyla da olsa taraf değiştirilemeyeceği, yenilerinin de davaya katılamayacağı kuşkusuzdur.Bu durumda davalı olarak gösterilen S. bakımından davanın kabulü doğru değildir.
Öte yandan, davalı İlhami'nin çekişmeli taşınmazı tasarruf edip etmediği konusunda yeterli bir araştırma ve inceleme yapıldığını söyleyebilme olanağı da yoktur. Hal böyle olunca,hakkında usulüne uygun dava bulunmayan S. hakkında kabul kararı verilmesi doğru olmadığı gibi, noksan soruşturma ile yetinilerek davalı İlhami hakkında da kabul hükmü kurulması isabetsizdir. Davalıların temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,17.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy