(4721 S. K. m. 719) (3402 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 30 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün, imar uygulaması sonucu değişikliğe uğradığını, tapuda yazılı miktarla Çankaya Kadastro Müdürlüğünce bildirilen miktarların farklı olduğunu davalı idarece bu farklılığın, kadastro çalışmaları sırasındaki yanılgıdan kaynaklandığının bildirildiğini, taşınmazın gerçek miktarının tesbiti ile yüzölçümünün düzeltilmesini istemiştir.
Davalı idare, taşınmazın belediye sınırları içerisinde bulunması nedeniyle belediyenin de hasım gösterilmesi, komşu taşınmaz sahiplerinin de davaya dahil edilmesini bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, 2 parsel sayılı taşınmazdan ifrazen oluşan 30 nolu parselin yüzölçümünün 54018 m2 yerine, 28981 m2 olarak tesbitine ve tapu kaydının bu şekilde düzeltilmesine karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi Hülya Gerçeker'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dosya içeriği, toplanan delillerden özellikle 17.10.1994 gün ve 1778 sayılı Çankaya Kadastro Müdürlüğü ile 20.11.1998 tarih 125-2309 sayılı Çankaya 2. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğünün yazısından 2096 ada 54498 m2 yüzölçümündeki 2 parsel sayılı taşınmazın 8.5.1957 tarihinde Atatürk Orman Çiftliği adına tesbit edilerek kadastral çap kaydının oluştuğu, kamulaştırma neticesi 28, 29, 30 sayılı 3 parsele ayrıldığı ve 29 sayılı parselin Ankara-Eskişehir Karayoluna gittiği, 28, 30 parsellerin imar uygulamasına tabi tutularak bir çok imar parselinin oluştuğu, imar işleminin Ankara 10. İdare Mahkemesinin 1995/786 esas, 1996/563 sayılı kararı ile iptal edildiği, ayrıca Kültür ve Tabiat Varlıkları Kurulunun 7.5.1998 tarih 5742 sayılı kararı ile 1.derece doğal sit alanı olarak ilan edildiği anlaşılmaktadır.
Ne var ki, tüm bu olgulara rağmen, mahkemece kamulaştırma evrakı getirtilmemiş, kamulaştırma ile çap kaydı 3 parçaya ayrıldığından evrak içinde bulunması gerekli ifraz kroki ve haritası gözetilerek müfrez parsellerin, bu arada, çekişmeli parselin kapsamı ve yüz ölçümü tayin ve tesbit edilmemiş, ayrıca imar uygulaması idari yargı yerinde iptal edilmesine rağmen dosyası getirtilmemiş ve imar parsellerinin tekrar kadastral parsele dönüşümünün (eski hale getirme) sağlanıp sağlanmadığı üzerinde durulmamıştır.
Bilindiği üzere aynı temel (kök) tapudan ayrılmış (ifraz) tapu kayıtlarının uygulanmasında, öncelikle temel tapuya yöntemine uygun biçimde kapsam belirlenmesi, daha sonrada saptanan bu kapsam içerisinde ayrılan (ifraz edilen) tapuların yerlerinin bulunması zorunludur. Başka bir anlatımla temel tapunun sınırları arazi üzerinde bir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde tespit edilmeden, bu sınırların konumları ve niteliklerine göre temel tapuya bir kapsam tayin etmeden, ayrılan tapuların nereye ait olduklarının ve kapsamlarının, tam ve doğru olarak açıklığa kavuşturulmasına olanak yoktur.
Ayrılan tapuların temel tapunun kapsamı içerisindeki yerleri belirlenirken de; ayırma (ifraz) işlemi zemine uygulama olanağı bulunup bir haritaya bağlanmışsa, kapsamlarının Medeni kanunun 719 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddeleri uyarınca haritalarına değer verilerek bulunacağı kuşkusuzdur. Ayırma (ifraz) haritaya dayanmamakla birlikte zeminde sınırlar gösterilmek suretiyle yapılmış ise, bu sınırların yerel bilirkişi ve tanık sözleriyle saptanması, varsa ayırmaya ilişkin işaret ve bulgulardan, o tarihten beri süregelen zilyetlik durumlarından yararlanılması, yapılan uygulamanın da, tapu fen memuru yada kadastro mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişiye düzelttirilecek krokiye; denetimi ve infazı sağlayacak biçimde yansıtılması gerekir. Hal böyle olunca, yukarıdaki olgu ve ilkeler gözetilmek suretiyle inceleme, soruşturma ve uygulama yapılması ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Tarafların temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05.02.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy