(4721 S. K. m.443)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanları Ömer 'den alınan 1969/345 esas-306 karar sayılı veraset belgesinde kendilerinin tanınmış çocuklarından sayılarak, davalının miras payının yarısı kadar miras payı verildiğini, bu veraset belgesine göre de, miras bırakan adına kayıtlı taşınmazların tapuda intikal ve taksim işlemlerinin yapıldığını, ancak önceki veraset ilamının 3.5.1999 tarih 914-502 sayılı ilamla iptal edilerek davalıyla eşit miras pay sahibi olduklarını ileri sürerek; taksim sözleşmesiyle davalı adına tescil edilen dava konusu 485-486-1349-1351-1352-1354 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının, her iki veraset ilamındaki miras pay farkı kadar iptali ile adlarına tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı, yeni alınan veraset ilamının, taraflar arasında otuz yıl önce yapılmış olan resmi taksim sözleşmesini ortadan kaldırmayacağını belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, miras bırakanın mirasçıları arasında rizai taksim sözleşmesinin yapıldığı, otuz yıla yakın süredir bu şekilde tasarruf edildiği, rızai taksimde, her mirasçının eşit pay veya taşınmaz alma mecburiyetinin bulunmadığı, sonradan yürürlüğe giren Medeni Kanunun 443. maddesinin ileri sürülemiyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekilince tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğine, toplanan delillere göre; davacıların, daha önce nüfus kaydına miras bırakanları Ömer in tanınmış çocukları olarak kaydedildiği, veraset ilamının buna göre alınıp terekenin intikal ve taksimlerinin yapıldığı, daha sonra kesinleşen ilamla, davacıların miras bırakanın sahih nesepli füruu olduklarının saptandığı, hasımlı veraset ilamının iptali davası sonucunda da, alınan ilk veraset ilamın iptal edilerek, davalıyla eşit miras pay sahibi bulunduklarına ilişkin karar verildiği, bu kararın 2. Hukuk Dairesinin 5.10.1999 tarih ve 7920/10141 sayılı ilamıyla onandığı, böylece davacıların başlangıçtan beri miras bırakanın sahih nesepli füruu olarak kabul edildikleri anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davacıların daha evvel aynı iddiayla diğer mirasçı aleyhine açtığı 2000/605 esas, 2001/1241 karar sayılı dava da, kabulle sonuçlanıp kesinleşmiştir. Hal böyle olunca, değinilen hükümle belirlenen olguların eldeki dava bakımından güçlü delil teşkil ettiği gözetilmek suretiyle, davanın kabul edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir. Davacıların temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy