(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı,kayden maliki bulunduğu 467 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan 5 nolu bağımsız bölümü davalının haksız olarak işgal ettiğini ileri sürüp elatmanın önenmesi ile belirlenecek ecrimisilin tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı, taşınmazı müteahhitten gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, 20 yıldır dairede oturduğunu,müteahhitle mal sahipleri arasındaki sözleşmenin devam ettiğini,davacının 20 yıldır daireyi kullanmasına ses çıkarmadığı halde dava açmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,davalının satın alma sebebiyle taşınmazı kullandığı,21 yıldır davalının işgaline göz yuman davacının davayı açmasının hakkın kötüye kullanılması olduğu, kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar,davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla,Tetkik Hakimi raporu okundu.Düşüncesi alındı.Dosya incelendi.Gereği görüşülüp,düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre, davacının çekişme konusu 1 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğu dava dışı yüklenici ile yaptıkları kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yükleniciye isabet ettiği ileri sürülen çekişmeli bağımsız bölümü davalının satış vaadi sözleşmesi ile yükleniciden satın aldığı, uzun süreden beri bu bölümde oturduğu, satış vaadi sözleşmesine dayanarak arsa malikleri ve yüklenici aleyhine açtığı tapu iptal ve tescil davasının reddedilip kesinleştiği,davacının dava açmakla fuzuli şagil durumuna düşen davalıdan taşınmazda oturmasına ilişkin muvafakatını geri aldığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, mülkiyet hakkına değer verilerek ( kayda üstünlük tanınarak ) elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne,muvafakatın dava açılmakla geri alındığı gözetilerek ecrimisil isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları doğrudur.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy