(4721 S. K. m. 737)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki olduğu 1 parsel sayılı taşınmaza komşu 2 parsel ma1iki davalının taşkın bina yaparak el attığını ve imar planına aykırı olarak ortak sınırdan 5 metrelik çekme mesafesine uymadan inşaatlar yaptığını belirtip, davalının el atmasının önlenmesine, taşkın yapının ve davalı parselindeki sınırdan itibaren 5 m2 lik mesafede bulunan yapıların yıkımına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, el atmanın sabit olduğu ve davalının 2 parsel arasındaki çekme mesafesine uymadan yapılandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi N.Semra Soydaş'ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşü1üp, düşünüldü:
Davacı, komşu parsel maliki davalı tarafından yapılan binaların taşkın bölümünün ve imar planına uygun olarak 5 metrelik çekme mesafesi gözettirmek suretiyle inşaatın yıkılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, yanlar arasında önceden görülen 1977/216 esas sayılı davada kadastral çaplar esas alınmak suretiyle taşkın kısmın el atmasının önlenmesine ve yıkıma karar verildiği, sonradan yapılan imar uygulaması sonucu, 316 ada 1 numaralı imar parselinin davacıya; 2 numaralı parselin ise davalıya verildiği, anılan uygulama sırasında kadastral çapların (sınırların) aynen korunduğu, diğer bir deyişle taşkınlığın devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece taşkın kısma el atmanın önlenmesi ve yıkım karan verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, Medeni Kanun'un 737. maddesi anlamında komşuluk hukukundan kaynaklanan bir zarar söz konusu olmadığı sürece salt yapının imar mevzuatına uygun bulunmaması idareyi ve idari yaptırımı gerektiren bir husustur.
Hal böyle olunca, çekme mesafesi içerisindeki inşaatın yıkımı yönündeki istek hakkında red kararı verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy