(6831 S. K. m. 2/B)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı Hazine, dava konusu 29 parsel sayılı taşınmazın öncesinin orman iken, 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarıldığını ileri sürerek, iptali ile adına tescilini istemiştir.
Bir kısım davalılar, taşınmazın ormanla ilgisi bulunmadığını, iyi niyetli alıcı olduklarını savunmuşlar, birleşen davaları ile de taşınmaz kaydı üzerindeki 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi şerhinin kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Mahkemece, keşif ve bilirkişi raporları gerekçe gösterilerek Hazine davasının kısmen kabulüyle 29 parselin 8890.15 m2 lik kısmının iptaline bu kısmın hazine adına tesciline, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Karar, hazine ve bir kısım davalılar tarafından, duruşma istemli temyiz edilmekle, duruşma günü olarak saptanan 4.3.2003 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Hazine vekili Avukat İclal Perran Kural, Muhsine K. vs vekili avukat H. Ziyattin Sezer geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilenler ve vekili avukatlar gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi Murat Ataker tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, taşınmazın öncesinin orman iken, 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden olduğu iddiasına dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki, yapılan soruşturma ve uygulamanın hükme yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Dosyaya getirtilen kadastro tespit tutanağından çekişmeli, taşınmazın Mayıs 1328 ve K. Sani 341 tarihli tapu kayıtlarına dayanılarak tespit gördüğü, keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporundan da taşınmazın kısmen 3116 sayılı yasaya göre belirlenen orman tahdidi içerisinde iken, 1744 sayılı yasa uygulaması ile orman dışarısına çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, 4.7.1973 günü yürürlüğe giren 1744 sayılı yasanın 2. maddesinde ...orman sınırları dışına çıkarılacak yer sınırlaması itirazsız kesinlenmiş tapulu arazi ise mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder... hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, taşınmazın dayanak tapu kayıtları 3116 sayılı yasaya göre yapılan orman tahdidinden önce oluştuğuna göre, bu kayıtların mahalline uygulanarak çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığının tespitinde zorunluluk vardır. Hal böyle olunca, anılan tapu kayıtlarının ilk tesislerinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilerek yöntemince mahallinde keşfen uygulanması, varsa komşu parsellerin dayanak kayıtlarıyla uygulamanın denetlenmesi, uzman bilirkişiye keşfi ve uygulamayı yansıtan krokili rapor düzenlettirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturma ve uygulama ile yetinilip yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Tarafların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 4.12.2002 tarihinde yürürlüğe giren avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 275.000.0000 lira duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına 04.03.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy