(1086 S. K. m. 381, 388, 389)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, kayden maliki bulundukları 1919, 1920 ve 1921 parsel sayılı taşınmazlarını davalıların haksız kullandıklarını ileri sürüp elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuşlardır.
Bir kısım davalılar, taşınmazlarda kullandıkları miktarı bildirip, ihtar edilmediğinden ecrimisil isteğinde bulunulamayacağını bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, 1920 parsele ilişkin dava ile davalılar Bayram Ali Çakır ve Fehmi Çakır hakkındaki davaların açılmamış sayılmasına;davalılar Adnan Engin ve İbrahim Göçen hakkındaki davaların feragat nedeniyle reddine;değer davalıların 1919 ve 1921 parsellere elatmalarının önlenmesine, kullandığı miktarı bildiren davalılardan hesaplanan ecrimisilin tahsiline;diğer davalılar yönünden ecrimisil davasının açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi Sadettin Akyol'un raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Mahkemece, 1920 parsel bakımından davalılar Bayram Ali Çakir ve Fehmi Çakır hakkındaki davalıların açılmamış sayılmasına; davalılardan Adnan Engin ve İbrahim Gök hakkındaki davaların vazgeçme nedeniyle reddine;bunlar dışındaki davalıların 1919 ve 1921 nolu taşınmazlara elatmalarının önlenmesine ve ecrimisil takdirine karar verilmiştir.
Sözü edilen hüküm kurulurken çekişmeli taşınmazlara elattığı kabul edilen davalıların taşınmazların neresini ve ne miktar yeri tasarrufları altında bulundurdukları belirlenmemiş, infaza elverişli bir kroki düzenlenmemiş, ecrimisil hesapları da dayanaksız olarak yapılmıştır.
HUMK.'nun 381, 388 ve 389 maddeleri hükmü gereği mahkemelerce verilen kararların anılan yasa hükümlerinde belirtildiği üzere açık, şüphe ve tereddüt bırakmayacak şekilde oluşturulması zorunludur. Mahkemece, kurulan hükmün usulün açıklanan hükümlerine uygun olduğu söylenemez.
Sonuç: Hal böyle olunca, yerinde yeniden yapılacak keşifte hangi davalının çekişmeli taşınmazların neresine elattığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklıkla saptanması, beraberde götürülecek uzman bilirkişiye saptamaları yansıtan kroki ve rapor düzenlettirilmesi, düzenlenecek kroki ve raporun keşfi izlemeye yeterli ve infaza elverişli olmasının sağlanması, elatılan yerler yönünden ecrimisil hesabının bilimsel verilere uygun olarak yaptırılması, bu hesaplamada bir kısım davalıların kabulleri, davacıların da taşınmazları edinme tarihlerinin dikkate alınması bu surette soruşturmanın eksiksiz biçimde tamamlanması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davalılar vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.1.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy