(1136 S. K. m. 168, 169)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki bulunduğu 1920 parsel sayılı taşınmaza davalının sıcak su borusu geçirmek suretiyle müdahalede bulunduğunu ileri sürüp elatmanın önlenmesi ve su borularının kaldırılması isteğinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu taşınmazın anlaşma yoluyla satın alındığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Sadettin Akyol'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden, çekişmeli 1920 parsel sayılı taşınmaz kayden davacıya ait iken davadan sonra il özel idaresince kamulaştırıldığı, 28.3.2003 tarihinde mülkiyetinin satış yoluyla davalıya devredildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmasında bir isabetsizlik yoktur.
Sonuç: Ne var ki, davalı şirketin dava konusu taşınmaza davadan ve kamulaştırmadan önce elattığı, bu nedenle davaya sebebiyet verdiği gözetilerek yargılama giderleri ve avukatlık parasından sorumlu tutulması gerekirken bu hususta davacı lehine hüküm kurulmaması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.1.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy