(4721 S. K. m. 683, 737)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, G.... Köyü 25 pafta 3016 parsel nolu taşınmazın maliki olduğunu, komşu parsel maliki davalının kendi parseline 4 katlı bina yaptığını, binada aydınlatma boşluğu olarak bırakılması gereken yere ilave yaparak mutfağını büyüttüğünü, mutfaktan çıkarılan bacanın kendisine ait binaya zarar verdiğini belirterek imar ve projeye aykırı kısmın yıkılarak eski hale getirilmesini istemiştir.
Davalı, davacının yerine elatmasının olmadığını, mutfağının küçük olması nedeniyle aydınlatma boşluğuna doğru büyüttüğünü bu nedenle belediyeye para cezası ödediğini, davacıya bir zararının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı tarafından binanın aydınlık boşluğunun kapatılmasının buradaki hava akımını engelleyeceği, mutfak kokusunun davacıya zarar vereceğini, bu hususunda komşuluk hukukuna aykırı olduğunu belirterek davanın kabulü ile kapatılan kısmın projeye uygun olarak yıkımına karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi Sadettin Akyol'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Dava Medeni Kanunun 737 ve takip eden maddelerden kaynaklanan komşuluk hukukuna aykırılık nedeniyle çekişmenin giderilmesi istemine ilişkindir.
Çağdaş hukuk sistemlerindeki tanımıyla mülkiyet: geniş haklar, buna bağlı yetkiler ile birlikte bazı ödevlerin oluşturduğu bir hukuksal kurumdur. Başka bir söyleyişle mülkiyet, tanıdığı geniş hak ve yetkilerin yanında bazı ödevlerde yükleyen bir ayni haktır. Medeni Kanunun 683. maddesinde bir şeye malik olan kimse o şeyden kanun dairesinde dilediği gibi tasarruf edebilir hükmü getirilmek suretiyle mülkiyet hakkının kanunla kısıtlanabileceğine işaret olunmuştur. Bu doğrultuda olmak üzere, taşınmaz malikini komşusuna zarar verebilecek her türlü taşkınlıklardan kaçınmakla yükümlü kılan aynı kanunun 737. maddesi, komşuluk ilişkilerinden doğan zorunlu çıkar çatışmalarını düzenlemiş, bir arada yaşamak durumunda olan, komşu taşınmaz maliklerinin ekonomik, sosyal çıkarlarını dengede tutabilmek için onlara katlanma ve kaçınma ödevleri yüklemiştir.
O halde, bir toplumda birlikte yaşama olanağı sağlayan insancıl, gerçekçi, zorunlu temel hukuk kuralına göre, hakim; somut olayın özelliğini, taşınmazların konumlarını, kullanma amaçlarını, niteliklerini, yöresel örf ve adetleri, toplumun doğal ihtiyaç ve gerçeklerini gözönünde bulundurarak, komşuların birbirlerine göstermekle yükümlü oldukları olağan katlanma ve hoşgörü sınırını aşan bir taşkınlığın bulunup bulunmadığını saptama, zararı giderici önlemlerden en uygununu bulma, kaçınılmaz müdahaleleri yapmak suretiyle özverileri denkleştirme durumundadır.
Bunun içinde zararın niteliği, kapsamı ve ne surette giderileceği yönünde tarafların tüm delilleri toplandıktan, gerektiğinde yerinde keşif yapıldıktan sonra uzman bilirkişilerden bilim ve tekniğe uygun gerekçeli rapor alınması zorunludur. Bunun yanında projeye ve imara aykırılığın başlı başına komşuluk hukukuna aykırılık teşkil etmeyeceği ve salt aykırılık halinin idareyi ve idari yaptırımı gerekli kılacağı kuşkusuzdur. İmara aykırı yapılaşmanın komşu parsel sahibine zarar vermesi halinde ise zararın giderilmesinin yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde istenebileceği de tabiidir. Sadece mahremiyetin ihlali iddiasının da komşuluk hukuku bakımından zararlandırıcı bir eylem olarak düşünülemeyeceği de muhakkaktır.
Somut olayda, yerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 18.4.2002 tarihli bilirkişi raporunda, projeye aykırı yapılaşmada komşuluk hukukuna aykırı durumun bulunmadığı ve bir zararın olmadığı ifade edilmiştir. Hal böyle olunca, dosya kapsamına uygun düşmeyen ve uzman bilirkişi raporu ve görüşünün ne surette yanılgılı olduğu açıklığa kavuşturulmadan davanın kabul edilmiş olması doğru değildir. Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün belirtilen nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05.03.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy