(3402 S. K. m. 12)
Taraflar arasında görülen davada; davacı, Edirne İli Enez İlçesi, Y.... Köyü 1829 parsel, Yenimahalle 78 ada 4 parsel ve Ç.... Köyü 656, 722, 1568, 1706, 284 parseller üzerine Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Sultan Beyazıt Han Vakfı ve Yemen Gazisi Sinan Paşa Vakfı şerhlerinin konulduğunu ileri sürerek silinmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazların ilk tesis kayıtlarında vakıf şerhinin bulunduğunu, taşınmazın aslının vakfa ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kadastro tesbit tarihinden itibaren 10 yıl içerisinde davalı idare tarafından mahkemeye başvurularak vakıf şerhinin işletilmediği belirtilerek davanın kabulü ile taşınmaz kayıtlarına konulan vakıf şerhlerinin silinmesine karar verilmiştir. Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Sadettin Akyol'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Dava, vakıf şerhinin terkini istemine ilişkindir.
Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre kadastro tesbitinde tutanakları şerhsiz kesinleşen taşınmazlar bakımından 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçirildikten sonra sicillerine vakıf şerhi konulduğu anlaşılan parseller yönünden davanın kabul edilmiş olmasında bu gerekçeyle bir isabetsizlik yoktur. Davalı Vakıf İdaresinin temyiz itirazları sözü edilen parseller yönünden yerinde değildir. Reddine.
Ancak, Enez İlçesi, Yenimahalle Camii sokak 78 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tesbit tutanağının 2.4.1991 tarihinde kesinleştiği vakıf şerhinin ise 10 yıllık hak düşürücü süre geçmeden 8.11.2000 tarihinde konulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda sözü edilen parsel yönünden vakfın tavize tabi olup olmadığı yönünden bir araştırmanın yapılması zorunludur. Hal böyle olunca, ilk tesisinden itibaren tapu kaydı ile şahsiyet ve vakfiyet durumlarını gösterir kayıt ve varsa öteki belgeler, vakfın icareteyn ve mukataa hesap ve sarf defterleri merciinden getirtilmeli, ayrıca Kadastro ve Vakıflar Genel Müdürlüğünden kayda işaret edilmiş, vakfın türü hakkında bilgi alınmalı, yöreyi iyi bilen yaşlı ve yansız bilirkişiler aracılığı ile vakıfname ve tapu kaydı mahalline uygulanmalı, sınırlar hakkında yerel bilirkişilerden ayrıntılı ve doyurucu bilgi alınmalı, bilinmeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, tapu kaydının veya vakıfnamenin çok geniş alanı kapsadığı, bu tür vakıfnamelerin genel sınırları içerisinde pek çok başka kişilere ait taşınmazların bulunabileceği göz önünde tutularak dış sınırların yanında vakıfnamenin içeriğine itibar edilip, vakıfnamede vakıf malı olarak sayılan ve tanımlanan taşınmazlar içerisinde çekişmeli taşınmazın bulunup bulunmadığı saptanmalı, bunun yanında, tapu fen memuru sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişilerden keşifte belirlenen bilgi ve bulguları tüm olarak yansıtan ve infaza elverişli rapor ve kroki alınmalı, belirlenen vakıf türüne göre yukarda değinilen ilkeler çerçevesinde çekişmeli taşınmazda vakfın bir hakkının kalıp kalmadığı, vakıf şerhinin kaldırılması gerekip gerekmediği, taviz bedelinin ödenip ödenmeyeceği, bir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Açıklanan içerikte ve nitelikte bir araştırma ve uygulama yapılmadan yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Vakıflar İdaresinin bu taşınmaza ilişkin temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün belirtilen nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05.03.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy