(2886 S. K. m. 51) (818 S. K. m. 248)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 630 ada, 3. kat 6 nolu bağımsız bölümün davalı tarafından, dükkan olarak işgal edilmek suretiyle elatıldığını belirterek, elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı, dava konusu taşınmazda 30 yıldır kiracı olup, kira bedellerini ödediğini ileri sürerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalının dava konusu taşınmazda kiracı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi Sevinç Türközmen'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
KARAR
Dava, fuzuli işgal nedenine dayalı elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, dosyaya ibraz edilen ecrmisille ilişkin makbuzlar dikkate alınmak suretiyle kira ilişkisinin varlığı kabul edilip, davanın reddine karar verilmiştir.
Ne varki, davacı idarenin vakfa ait taşınmazlar hakkında kira ilişkisi kurması 2886 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca yöntemine uygun biçimde yapılacak ihale ve bu suretle oluşacak sözleşmenin noterlikçe re'sen düzenlenmesi koşuluna bağlıdır.
Somut olayda, bu kapsamda yapılmış bir kira sözleşmesi söz konusu değildir. Ayrıca, dosyaya ibraz edilen makbuzlar kira ilişkisini değil, aksine işgal tazminatı adı altında ödenen ecrimisil belgesi niteliğindedir.
O halde, davalının dava konusu taşınmazda geçerli bir kira sözleşmesine dayalı olarak oturduğunu kabul etmek mümkün değildir.
Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 19.03.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy