(4721 S. K. m. 2, 725)
Taraflar arasında görülen davada:
Davacılar, kayden maliki oldukları 2222 parsel sayılı taşınmaza, 2223 parsel sayılı taşınmaz maliki olan davalı tarafından taşkın ev ve eklenti yapılmak suretiyle el atıldığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı, davanın reddi gerektğini savunmuş ve birleşen dava ile de çekişme konusu kısmın adına tescili istemiştir.
Mahkemece, davalının kısmen el atmasının önlenmesine, kısmen de davalı taşınmazı lehine, davacı aleyhine irtifak hakkı tesisine, davacılardan Naciye Ç.'ın davasının açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karar, davacılar Naci D. ve Adil tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi Hülya Gerçeker'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
KARAR
Dava, elatmanın önlenmesi ve yıkım, birleşen dava ise temliken tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, temliken tescil istemi yönünden irtifak tesisi yoluyla davanın kabulüne, asıl davanın kısmen reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre, davacıların kayden maliki bulundukları, 2222 parsel sayılı taşınmaza, davalının taşkın inşaat yapmak suretiyle elattığı anlaşılmaktadır.
Medeni Kanunun 725.maddesine göre taşkın inşaat nedeniyle temliken tescil hükmünün kurulabilmesi için, taşkın yapının iyiniyetle yapılması yanında, durum ve koşullarında taşkın yapıyı yapanı haklı göstermesi asıldır. Durum ve koşullar bakımından temel amaç ise taşınmazın ifraz kabiliyetinin bulunması halidir. Taşkın yapı bakımından irtifak tesisi de aynı koşullara tabidir. Somut olayda, taşkın yapı sahibinin iyiniyetli olduğu anlaşılmaktadır. Esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir. Ne varki, irtifak tesisi için durum ve koşulların elverişliliği yönünden mahkemece yeterli araştırma yapıldığı söylenemez.Çekişmeli taşınmazın Belediye hudutları dahilinde olduğu dosya içeriği ile sabittir. Bu durumda, taşınmazın ifraz kabiliyeti taşıyıp taşımadığını belirleme yetkisi Belediye Encümenine ait bir görevdir. Mahkemece Belediyeden 2222 parselin taşkın inşaat bölümü bakımından ifraza elverişli olup olmadığı yönünden Encümen kararına dayalı bilgi alınması ondan sonra bir hüküm kurulması gerekirken, bu yoldaki eksiklik tamamlanmadan yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davacıların bu yöne değinen temyiz itirazaları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA alınan peşin harcın temyz edene geri verilmesine 19.3.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy