(4721 S. K. m. 683) (1086 S. K. m. 428)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 124 parsel sayılı taşınmazda, asma katlı dükkan niteliğindeki 2 nolu bağımsız bölümün maliki olduğunu, davalı müteahhit Abdullah A.ın projeye ve imara aykırı olarak asma katına müdahale ederek, diğer davalı, Abdurrahman Ş. adına, kayıtlı bağımsız bölümlere dahil ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenilmesi ve yıkım istemiştir.
Davalılar, davacının yerine müdahale etmediklerini, davacının kendisine ait bağımsız bölümü olduğu haliyle görerek bilerek aldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, binanın ve çekişmeli 2 nolu bağımsız bölümün projesine aykırı olarak yapıldığı, davacının çekişmeli yeri mevcut hali ile görerek satın aldığı, davalının davacının mülkiyetine elatması olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından, süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi A. Sevil Ç.'nun raporu okundu, düşüncesi alındı, Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı, dava konusu bağımsız bölümün mimari projeye uygun hale getirilmesi talebi ile elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, davacının, çekişmeli taşınmazı görerek satın aldığı, binanın bütün özelliklerini, kabul etmiş sayılacağı gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, çekişme konusu bağımsız bölümünde bulunduğu yapının tasdikli mimari projesinin bulunduğu ancak, binanın projeye aykırı olarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Yapılarda mülkiyet alanı ve buna bağlı hakkın tasdikli mimari projeye göre belirleneceği kuşkusuzdur. Binada bağımsız bölüm edinen kimsenin, projeye uygun olmayan yapılaşmanın düzeltilmesini isteme hakkının varlığı da tartışmasızdır. Hal böyle olunca, tasdikli mimari proje esas alınmak suretiyle davacıya ait bağımsız bölümdeki mülkiyet alanının belirlenmesi aykırılık varsa projeye uygun hale getirilmesinin mümkün olup olmadığının araştırılması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 19.03.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy