(6785 S. K. m. 42) (3194 S. K. m. 18) (2981 S. K. m. 10)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 272 ada 47 parsel nolu taşınmazı hakkında Belediye tarafından yapılan şuyulandırma işleminin idare mahkemesince iptal edilmesine rağmen, davalılar adına imar parseli oluşturulduğunu ileri sürüp, işlemlerin iptali ile tapu kaydının eski haline getirilmesi isteğinde bulunmuştur. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, uyuşmazlığın Belediye Meclisinin İmar Yasasını uygulamak suretiyle aldığı kararlardan kaynaklandığı, davanın çözümünün idari yargıya ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, imarla oluşan tapu kaydının iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece, çekişmenin idari yargının görevinde olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir. Yürürlükten kalkmış bulunan 6785 sayılı imar yasasının 42, daha sonra yürürlüğe girmiş olan 3194 sayılı İmar Yasasının 18. maddesine göre belediyeler, yerleşme yerler ile bu yerlerdeki yapılaşmaların planlarını, fen, sağlık ve çevre koşullarına uygun biçimde oluşturulmasını sağlamak amacıyla imar sınır içerisinde bulunan binalı ve binasız arsa ve arazileri maliklerinin veya diğer hak sahiplerinin olurlarını aramaksızın (hamur kuralını) uygulamak suretiyle birbirleriyle, yol fazlası ile kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, bağımsız paylı veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtma ya resen tapu işlemlerini yapmaya yetkilidir.
2981 sayılı yasanın 3290 sayılı yasa ile değişik 10/C maddesi de aynı doğrultuda hüküm getirmiştir.
Gerek imar kanunları ile yapılan parselasyon işlemlerinin gerekse imar affı yasalarında öngörülen imar ıslah çalışmalarının bir idari karara dayandığı kuşkusuzdur. İdari karara yönelik davaların inceleme yeri de idari yargıdır. O halde bu uygulamalar sonucu oluşan çap kayıtlarının iptali isteğiyle açılan davalar kayıtların oluşumuna esas alınan diğer bir söyleyişle tapu kaydının illeti ve sebebi sayılan idari kararın değiştirilmesi veya ortadan kaldırılması sonucunu doğuracağından idari karar idari yargı yerinde ortadan kaldırılmadıkça genel yargıda tapu sicilindeki gerekli düzeltme yapılamaz. Ancak, somut olayda, çekişme konusu imar parselinin oluşmasına dayanak teşkil eden idari kararın idari yargı yerinde iptal edildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca imar parsellerinin, sicillerinin, temelsiz yolsuz hale geldiği dikkate alınarak, bu konuda karar verilmesi görevinin adli yargı yerine ait olduğu göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.03.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy