(1086 S. K. m. 428)
Taraflar arasında görülen davada; davacı, 2 parsel sayılı taşınmazda kayden paydaş olduğunu, önceki kayıt malikleri adına davalılarca tapu kaydına konmuş olan haciz şerhlerinin usulsüz olduğunu bildirip şerhin silinmesini istemiştir.
Davalılar, haczin kayıttan kaldırıldığını, davanın konusuz kaldığını ileri sürüp davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, yargılama sırasında haciz şerhinin davalılarca tapu kaydından kaldırıldığı, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi Özgül B.'in raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü:
Dava, tapu kaydında bulunan şerhin kaldırılması isteğine ilişkindir.
Yargılama aşamasında davaya konu şerhin kaldırıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece konusu kalmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; yargılama giderleri davacı üzerinde bırakıldığı gibi avukatlık parasının da davacıdan alınıp davalılara ödenmesine dair hüküm kurulmuştur. Davanın açılmasına davalıların sebebiyet verdikleri ve davanın reddini istemekle de davaya karşı koydukları anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.03.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy