(818 S. K. m. 234, 244, 245) (4721 S. K. m. 510)
Dava: Taraflar arasında görülen davada:
Davacı, oğlu olan davalının ilerde kendisine ve babasına bakacağını, tüm ihtiyaçlarını karşılayacağını söyleyerek ikna ettiğini ve dava konusu üç parça taşınmazını istediğini, bunun üzerine taşınmazlarını davalıya hibe ettiğini ancak kısa süre sonra kendilerine kötü davranmaya, hakaret etmeye ve yükümlü olduğu vazifeleri yerine getirmemeye başladığını ileri sürerek iptali ile yeniden adına tescil istemiştir.
Davalı, üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini, ancak hibeden sonra ailesinin kendisine ve karısına kötü davranmaya başladığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın ispatlandığı gerekçesiyle kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 4.3.2003 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat İbrahim Çıkrıkçılı ile temyiz edilen vekili Avukat İsmail Çatan geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı, bilahare tetkik hakimi Murat Ataker tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, Borçlar Kanunun 244.maddesinden kaynaklanan bağıştan rücu hukuksal nedenine dayalı iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne hükmedilmiştir.
Bağıştan dönme (rücu) bağışlayanın tek taraflı bağışlanana varması gerekli beyanıyla geriye yürürlü (makable şamil) olarak hukuki ilişkiye son veren yenilik doğurucu bir haktır. Bağışlanan bağışlayana veya yakınlarına karşı bir cürüm işlerse veya yasa gereği yapmakla zorunlu olduğu ödevlerini önemli surette aksatırsa yahut bağışlamayı sınırlayan ödevleri haklı bir sebep olmaksızın yerine getirmezse, bağışlayan bağıştan dönme (rücu) sebebini öğrendiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde beyanda bulunmak veya dava açmak suretiyle bağıştan dönebilir. Bağıştan dönme (rücu) Borçlar Kanununun 244. maddesinde aynen bağışlayan aşağıdaki hallerden biri vukuunda elden yaptığı bağışlamadan veya tenfiz ettiği taahhüdünden rücu ile bağışlananın elinde hala ne kalmış ise onun iadesini dava edebilir:
1- Bağışlanan bağışlayana yahut yakınlarından birine karşı ağır bir cürüm irtikap ederse,
2- Bağışlanan bağışlayana veya ailesi için kanunen mükellef olduğu vazifelere karşı ehemmiyetli bir surette riayetsizlikte bulunmuş ise,
3- Bağışlanan bağışlamayı takyit eden mükellefiyeti haklı bir sebep olmaksızın icra etmezse şeklinde hükme bağlanmıştır. Yasa koyucu söz konusu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları hükmüyle mirastan ıskat sebeplerini düzenleyen Medeni Kanunun 510. maddesi arasında paralellik sağlamış, bağıştan yararlanan kişiyi bağışlayanın devamlı baskısından kurtarmak istemiştir. Gerçekten basit olayların dönme (rücu) nedeni sayılması, yukarda değinilen mahzurun yanında açıklanan yasa maddelerinde izlenen amaca aykırı bir durum yaratacağı gibi hak ve adalet duygularını da zedeler. Bu itibarla her iki madde hükümleri birlikte değerlendirilerek olayların kapsamları, nitelikleri özellikle ve hamet derecelerinin gözönünde bulundurulması zorunludur. Hemen belirtmek gerekir ki bağıştan dönme (rücu), kurulmuş olan bir sözleşmeyi sonradan ortaya çıkan sebeplere göre sona erdiren yenilik doğurucu bir hak olduğundan bağışlanan ancak dönme (rücu) anında elinde kalan miktarı vermekle yükümlüdür.
Somut olaya gelince: tüm dosya içeriği ve dinlenen tanık anlatımlarından, Medeni Kanunun 510 .maddesinde öngörüldüğü anlamda iskat sebeplerinin oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Belirlenen olgular yukarıda ifade edilen ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde davada bağıştan rücu koşullarının oluştuğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Sonuç: Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 4.12.2002 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 275.000.000 lira duruşma Avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına 04.03.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy