(818 S. K. m. 18, 511, 514)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanları Recep Ç.'ın kendilerinden mal kaçırmak amacıyla dava konusu onbir adet taşınmazını gelini olan davalıya muvazaalı biçimde temlik ettiğini, ileri sürerek, payları oranında iptal ve tescil istemişler, yargılamada bir kısım taşınmazlar hakkında davadan feragat etmişlerdir.
Davalı, taşınmazların ölünceye kadar bakım şartıyla verildiğini, bakım görevini yerine getirdiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalının bakım borcunu yerine getirdiği, mal kaçırma amacının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi Murat Ataker'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Karar: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine toplanan delillere göre, miras bırakan 3511 sayılı parselin tamamını 1523-234-1740-1744-1559-2142- ve 2144 sayılı parsellerdeki paylarının tamamını 3.2.1999 tarihli resmi akit ile ölünceye kadar bakım şartıyla davalı gelinine temlik ettiği, yargılama sırasında davacıların 1523-1740 ve 1774 sayılı parseller bakımından davadan vazgeçtikleri sabittir.
Bilindiği üzere; Ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi, taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen bir bağıttır. (B. K.m.511). Başka bir anlatımla ivazlı sözleşme türlerindendir. Bu sözleşme ile bakım alacaklısı, sözleşme konusu malın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme; bakım borçlusu da bakım alacaklısına yasanın öngördüğü anlamda ölünceye kadar bakıp gözetme yükümlülüğü altına girer.(B. K.m.514). Hemen belirtmek gerekir ki, bakıp gözetme koşulu ile yapılan temliki işlemin geçerliliği için sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu değildir. Bu gereksinmenin sözleşmeden sonra doğması, ya da alacaklının ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş bulunması da sözleşmenin geçerliliğine etkili olamaz. Kural olarak bu tür sözleşmeye dayalı bir temlikinde muvazaa ile illetli olduğunun ileri sürülmesi her zaman mümkündür. En sade anlatımla muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, aslolan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır. (B. K.m.18). Şayet bakım alacaklısının temliki işlemde bakıp gözetilme koşulunun değil de, bir başka amacı gerçekleştirme iradesini taşıdığı belirlenirse (örneğin mirasçılarından mal kaçırma düşüncesinde ise), bu takdirde akdin ivazlı (bedel karşılığı) olduğundan söz edilemez; akitte bağış amacının üstün tutulduğu sonucuna varılır. Bu halde de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 1.4.1974 gün ve 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararı olayda, uygulama yeri bulur. Miras bırakanın, ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yaptığı temlikin muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesi içinde, sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın, tüm mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların göz önünde tutulması gerekir.
Somut olayda: miras bırakanla karısının oturdukları eve davalının gelin olarak geldiği, miras bırakanın son zamanlarına kadar önemli bir rahatsızlığının olmadığı, maliki bulunduğu taşınmazlarının büyük bölümünü davalıya temlik ettiği, edimler arasında aşırı oransızlık oluştuğu, bunun makul karşılanabilecek ölçüyü açtığı, dolayısıyla mal kaçırmak amacıyla hareket edildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: Hal böyle olunca, feragat edilen taşınmazlar dışındaki diğer taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddedilmesi isabetsizdir. Davacıların temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 16.04.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy