(818 S. K. m. 18)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanlarının mirasçılardan mal kaçırma amacıyla 818 parsel sayılı taşınmazını tapuda satış göstermek suretiyle ikinci eşi olan davalıya bağışladığını, satış işleminin muvazaalı olduğunu, ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalı, çekişme konusu taşınmazı biriktirdiği ve takılarını satarak elde ettiği parayla muristen satın aldığını, satışın muvazaalı olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, murisin 818 parseli mirasçılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak davalıya temlik etmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmekle, tetkik hakimi Şükran Dağlı ilgün tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
KARAR
Dava, muris muvazaası hukuksal sebebine dayalı iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar, miras bırakanlarının çekişmeli taşınmazı davalıya temlikinin kendilerinden mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, payları oranında iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır.
İddianın ileri sürülüş biçimi dikkate alındığında, davada 1.4.1974 tarih ½ sayılı İnançları Birleştirme Kararına dayanıldığı anlaşılmaktadır. Sözü edilen karara göre, dava hakkının miras bırakanın ölümünden sonra doğacağı ve kullanılabileceği tartışmasızdır. Dosyadaki bilgilere göre, miras bırakanın 22.5.2002 tarihinde öldüğü, davanın ise miras bırakan ölmeden 19.4.2002 tarihinde açıldığı görülmektedir.
Hal böyle olunca, hak doğmadan açılan davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gözetilmeden yazılı olduğu üzere davanın görülmesi ve hükme bağlanması doğru değildir.
Davalının temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 20.1.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy