(6831 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine vekili, öncesi 169 parsel olan çekişmeli 11 parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı yasanın 2/b maddesi uyarınca Hazine adına orman tahdit sınırları dışına çıkarıldığını ileri sürüp iptal tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, dava konusu taşınmazın öncesinde maki tefriki kapsamında kaldığını ileri sürmüş, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davası iddiası sabit görülerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi Ü. Akdoğan'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi; gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptali, tescil isteğine ilişkindir.
Davacı Hazine, davaya konu taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman dışına çıkarıldığını ileri sürüp, tapunun iptali ile adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delilerden, özellikle noksanın tamamlanması yoluyla getirtilen kayıt ve belgelerden, çekişme konusu taşınmazında bulunduğu yörede 1942 yılında 3116 sayılı Yasaya göre, yapılan ve kesinleşen orman tahdit işlemi sonucu bu yerin tahdit dışında kaldığı taşınmazın, yine aynı yöre de, 1988 yılında yapılıp kesinleşen uygulama ile 6831 sayılı yasanın 3302 sayılı yasa ile değişik 2/B madde hükmü gereği ... 1981 yılından önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirdiğinden... bahisle orman dışına çıkarıldığı, taşınmaz orman tahdit alanı içerisindeyken 1960 yılında yapılan arazi kadastrosunda 1069 parsel sayısı ile senetsizden kişiler adına tespit ve tescil edildiği, daha sonra taşınmazın bulunduğu yerde 1998 yılında 2981 Sayılı Yasanın 3290 Sayılı Yasa ile değişik hükümleri gereğince imar şuyulandırma işlemi yapıldığı, bu işlemle oluşan çekişmeli parselinde davalılara satış yoluyla intikal ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekten, taşınmazın orman tahdidi içerisindeyken genel kadastro ile senetsizden oluşan tapulama tespitine değer verme olanağı yoktur. Orman toprağının zilyetlikle kazanılması mümkün değildir. Ayrıca çıkarma işleminin 3302 Sayılı Yasaya göre yapıldığı da belirlendiğine göre, bu yerin Hazine adına orman dışına çıkarıldığı da tartışmasızdır.
Ancak, anılan yasayla yapılan çıkarma işleminden sonra çekişmeli yer Hazinenin özel mülkü olmuş, Belediyece bu yere imar sokulmuş ve şuyulandırmaya tabi tutulmuştur. Böylece çekişmeli taşınmaz idari bir işleme konu edilmiştir. Diğer bir anlatımla, dava konusu taşınmazın temeli idari bir karara dayanmıştır. Ne var ki, mahkemece idari karar irdelenmemiş, kararın ayakta olup olmadığı, geçerliliğini koruyup korumadığı tartışılmamıştır.
Hal böyle olunca, belirtilen şekilde idari kararın irdelenmesi, çekişmeli taşınmazın idari kararla oluşan mülkiyet alanında bulunup bulunmadığının belirlenmesi, ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 21.04.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy